| Present Participle | rejuvenating |
| Past Participle | rejuvenated |
| Past Tense | rejuvenated |
| Third Person Singular | rejuvenates |
rejuvenate an old sofa.
eski bir koltuğu yeniden canlandırmak
The mountain air will rejuvenate you.
Dağ havası sizi canlandıracak.
a bid to rejuvenate the town centre.
kasaba merkezini yeniden canlandırma girişimi.
He was rejuvenated by new hope.
Yeni bir umutla canlandı.
She looked rejuvenated after plastic surgery.
Plastik ameliyat sonrası canlanmış görünüyordu.
She went to the spa to rejuvenate her mind and body.
Zihnini ve bedenini canlandırmak için spa'ya gitti.
Exercise can help rejuvenate your energy levels.
Egzersiz, enerji seviyenizi canlandırmaya yardımcı olabilir.
A good night's sleep can rejuvenate your skin.
İyi bir gece uyku, cildinizi canlandırabilir.
Taking a vacation is a great way to rejuvenate your spirit.
Tatilde olmak, ruhunuzu canlandırmanın harika bir yoludur.
Listening to music is a way for me to rejuvenate my mood.
Müziğe dinlemek benim için ruh halimi canlandırmanın bir yoludur.
Yoga helps to rejuvenate both the body and mind.
Yoga hem bedeni hem de zihni canlandırmaya yardımcı olur.
A change of scenery can rejuvenate your perspective on life.
Ortam değişikliği, hayata bakış açınızı yeniden canlandırabilir.
Eating nutritious foods can help rejuvenate your overall health.
Besleyici yiyecekler yemek, genel sağlığınızı yeniden canlandırmaya yardımcı olabilir.
Spending time in nature can rejuvenate your soul.
Doğada vakit geçirmek ruhunuzu canlandırabilir.
Engaging in hobbies can be a way to rejuvenate your creativity.
Hobilerle uğraşmak yaratıcılığınızı yeniden canlandırmanın bir yolu olabilir.
rejuvenate an old sofa.
eski bir koltuğu yeniden canlandırmak
The mountain air will rejuvenate you.
Dağ havası sizi canlandıracak.
a bid to rejuvenate the town centre.
kasaba merkezini yeniden canlandırma girişimi.
He was rejuvenated by new hope.
Yeni bir umutla canlandı.
She looked rejuvenated after plastic surgery.
Plastik ameliyat sonrası canlanmış görünüyordu.
She went to the spa to rejuvenate her mind and body.
Zihnini ve bedenini canlandırmak için spa'ya gitti.
Exercise can help rejuvenate your energy levels.
Egzersiz, enerji seviyenizi canlandırmaya yardımcı olabilir.
A good night's sleep can rejuvenate your skin.
İyi bir gece uyku, cildinizi canlandırabilir.
Taking a vacation is a great way to rejuvenate your spirit.
Tatilde olmak, ruhunuzu canlandırmanın harika bir yoludur.
Listening to music is a way for me to rejuvenate my mood.
Müziğe dinlemek benim için ruh halimi canlandırmanın bir yoludur.
Yoga helps to rejuvenate both the body and mind.
Yoga hem bedeni hem de zihni canlandırmaya yardımcı olur.
A change of scenery can rejuvenate your perspective on life.
Ortam değişikliği, hayata bakış açınızı yeniden canlandırabilir.
Eating nutritious foods can help rejuvenate your overall health.
Besleyici yiyecekler yemek, genel sağlığınızı yeniden canlandırmaya yardımcı olabilir.
Spending time in nature can rejuvenate your soul.
Doğada vakit geçirmek ruhunuzu canlandırabilir.
Engaging in hobbies can be a way to rejuvenate your creativity.
Hobilerle uğraşmak yaratıcılığınızı yeniden canlandırmanın bir yolu olabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir