revulse

[ABD]/rɪˈvʌls/
[İngiltere]/rɪˈvʌls/

Çeviri

v. güçlü bir tiksinti veya nefret duygusu yaratmak

İfadeler ve Kalıplar

revulse the audience

seyircileri tiksindirmek

revulse their senses

duyularını tiksindirmek

revulse the viewer

seyirciyi tiksindirmek

revulse the crowd

kalabalığı tiksindirmek

revulse public opinion

kamuoyunu tiksindirmek

revulse the critics

eleştirmenleri tiksindirmek

revulse the masses

kitleyi tiksindirmek

revulse their emotions

duygularını tiksindirmek

revulse the participants

katılımcıları tiksindirmek

Örnek Cümleler

his actions revulse many people in the community.

Onun davranışları topluluktaki birçok insanı tiksindiriyor.

the graphic images in the documentary revulse viewers.

Belgeseldeki grafik görüntüler izleyicileri tiksindiriyor.

she was revulsed by the cruelty shown in the film.

Filmde gösterilen acımasızlıktan tiksindi.

his revulse towards injustice motivates him to act.

Adaletsizliğe karşı hissettiği tiksinti onu harekete geçirmesini sağlıyor.

many were revulsed by the politician's corrupt behavior.

Birçok kişi politikacının yozlaşmış davranışlarından tiksindi.

the smell from the garbage revulsed the neighbors.

Çöp kokusu komşuları tiksindirdi.

the revulse he felt was evident on his face.

Hissettiği tiksinti yüzünden belliydi.

she expressed her revulse at the thought of animal cruelty.

Hayvan zulmü fikri karşısında tiksintisini dile getirdi.

his revulse for violence led him to promote peace.

Şiddete karşı hissettiği tiksinti onu barışı teşvik etmeye yöneltti.

the documentary aimed to revulse the audience into action.

Belgesel, izleyicileri harekete geçirmek için tasarlanmıştı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir