seclusive

[ABD]/sɪˈkluːsɪv/
[İngiltere]/sɪˈkluːsɪv/

Çeviri

adj. yalnızlık veya tecrit ile karakterize edilen; yalnız olmayı tercih eden

İfadeler ve Kalıplar

seclusive retreat

izole inziva

seclusive lifestyle

izole yaşam tarzı

seclusive environment

izole ortam

seclusive area

izole alan

seclusive nature

izole doğa

seclusive community

izole topluluk

seclusive place

izole yer

seclusive setting

izole ortam

seclusive gathering

izole buluşma

Örnek Cümleler

she preferred a seclusive lifestyle away from the city's chaos.

O, şehrin karmaşasından uzak, içine kapanık bir yaşam tarzını tercih etti.

the seclusive cabin in the woods was the perfect getaway.

Ormandaki içe dönük kulübe, mükemmel bir kaçış noktasıydı.

he enjoyed the seclusive nature of his remote job.

Uzak işinin içe dönük yapısını beğeniyordu.

they often sought seclusive spots for their weekend retreats.

Hafta sonu kaçamakları için sık sık içe dönük yerler arıyorlardı.

the artist lived a seclusive life, focusing solely on her work.

Sanatçı, tamamen çalışmalarına odaklanarak içine kapanık bir hayat yaşadı.

his seclusive tendencies made it hard for him to make friends.

İçe dönük eğilimleri arkadaş edinmesini zorlaştırdı.

they found a seclusive beach where they could relax alone.

Yalnızca dinlenmek için içe dönük bir plaj buldular.

the seclusive garden provided a peaceful retreat.

İçe dönük bahçe huzurlu bir kaçış yeri sağlıyordu.

her seclusive nature often led to misunderstandings with others.

İçe dönük yapısı, başkalarıyla yanlış anlaşılmalara yol açardı.

he chose a seclusive route for his evening walks.

Akşam yürüyüşleri için içe dönük bir rota seçti.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir