| Plural | showmen |
He was a master showman, and he knew human nature.
O bir usta göstericiydi ve insan doğasını biliyordu.
He is a talented showman who knows how to captivate an audience.
O, izleyicileri büyüleyebilen yetenekli bir gösterici.
The showman amazed everyone with his magic tricks.
Gösterici, sihir numaralarıyla herkesi şaşırtmıştı.
As a showman, he always puts on a great performance.
Bir gösterici olarak, her zaman harika bir performans sergiler.
The circus showman announced the next act with enthusiasm.
Sirkhane göstericisi, bir sonraki bölümü coşkuyla duyurdu.
The famous showman will be performing live on stage tonight.
Ünlü gösterici bu gece canlı sahnede performans sergileyecek.
The showman's charismatic personality shines through in his performances.
Göstericinin karizmatik kişiliği, performanslarında kendini gösteriyor.
The talented showman can juggle, sing, and dance all at once.
Yetenekli gösterici, aynı anda jonglörlük yapabilir, şarkı söyleyebilir ve dans edebilir.
The showman's grand entrance set the tone for the entire performance.
Göstericinin görkemli girişi, tüm performansın havasını belirledi.
The showman's energy and enthusiasm are contagious to the audience.
Göstericinin enerjisi ve coşkusu, izleyiciler arasında bulaşıcıdır.
The showman's ability to engage the crowd makes him a crowd favorite.
Kalabalığı kendine çekme yeteneği, onu seyircilerin favorisi yapıyor.
He was a master showman, and he knew human nature.
O bir usta göstericiydi ve insan doğasını biliyordu.
He is a talented showman who knows how to captivate an audience.
O, izleyicileri büyüleyebilen yetenekli bir gösterici.
The showman amazed everyone with his magic tricks.
Gösterici, sihir numaralarıyla herkesi şaşırtmıştı.
As a showman, he always puts on a great performance.
Bir gösterici olarak, her zaman harika bir performans sergiler.
The circus showman announced the next act with enthusiasm.
Sirkhane göstericisi, bir sonraki bölümü coşkuyla duyurdu.
The famous showman will be performing live on stage tonight.
Ünlü gösterici bu gece canlı sahnede performans sergileyecek.
The showman's charismatic personality shines through in his performances.
Göstericinin karizmatik kişiliği, performanslarında kendini gösteriyor.
The talented showman can juggle, sing, and dance all at once.
Yetenekli gösterici, aynı anda jonglörlük yapabilir, şarkı söyleyebilir ve dans edebilir.
The showman's grand entrance set the tone for the entire performance.
Göstericinin görkemli girişi, tüm performansın havasını belirledi.
The showman's energy and enthusiasm are contagious to the audience.
Göstericinin enerjisi ve coşkusu, izleyiciler arasında bulaşıcıdır.
The showman's ability to engage the crowd makes him a crowd favorite.
Kalabalığı kendine çekme yeteneği, onu seyircilerin favorisi yapıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir