sleepless night
uykusuz gece
a sleepless district of the city.
uykusuz bir şehir bölgesi.
She spent a sleepless night.
Uykusuz bir gece geçirdi.
to pass a sleepless night
uykusuz bir gece geçirmek
She looked haggard after a sleepless night.
Uykusuz bir gece geçirdikten sonra bitkin görünüyordu.
The boy’s misconduct cost his mother many sleepless nights.
Oğlanın kötü davranışları annesine birçok uykusuz gece yaşattı.
The patient’s dangerous condition cost the doctors and nurses many a sleepless night.
Hastanın tehlikeli durumu, doktorlara ve hemşirelere birçok uykusuz gece mal etti.
The train stopped frequently at lonely little stations,which resulted in a sleepless night.
Tren, ıssız küçük istasyonlarda sık sık durdu, bu da uykusuz bir geceye yol açtı.
sleepless night
uykusuz gece
a sleepless district of the city.
uykusuz bir şehir bölgesi.
She spent a sleepless night.
Uykusuz bir gece geçirdi.
to pass a sleepless night
uykusuz bir gece geçirmek
She looked haggard after a sleepless night.
Uykusuz bir gece geçirdikten sonra bitkin görünüyordu.
The boy’s misconduct cost his mother many sleepless nights.
Oğlanın kötü davranışları annesine birçok uykusuz gece yaşattı.
The patient’s dangerous condition cost the doctors and nurses many a sleepless night.
Hastanın tehlikeli durumu, doktorlara ve hemşirelere birçok uykusuz gece mal etti.
The train stopped frequently at lonely little stations,which resulted in a sleepless night.
Tren, ıssız küçük istasyonlarda sık sık durdu, bu da uykusuz bir geceye yol açtı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir