slides

[ABD]/[slaɪdz]/
[İngiltere]/[slaɪdz]/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. bir projektör ile kullanılan şeffaf bir resim veya fotoğraf; bir kamuya açık yerde tipik olarak isimlerin sergilendiği dikdörtgen bir pano; genellikle kontrollü bir şekilde bir yüzeyde yapılan bir hareket; bir projektör ile kullanılan şeffaf bir resim veya fotoğraf; bir kamuya açık yerde tipik olarak isimlerin sergilendiği dikdörtgen bir pano; genellikle kontrollü bir şekilde bir yüzeyde yapılan bir hareket; bir projektör ile kullanılan şeffaf bir resim veya fotoğraf; bir kamuya açık yerde tipik olarak isimlerin sergilendiği dikdörtgen bir pano; genellikle kontrollü bir şekilde bir yüzeyde yapılan bir hareket; bir projektör ile kullanılan şeffaf bir resim veya fotoğraf; bir kamuya açık yerde tipik olarak isimlerin sergilendiği dikdörtgen bir pano; genellikle kontrollü bir şekilde bir yüzeyde yapılan bir hareket

İfadeler ve Kalıplar

slideshow

Turkish_translation

slides open

Turkish_translation

slides down

Turkish_translation

slideshow presentation

Turkish_translation

slides online

Turkish_translation

slides away

Turkish_translation

slideshow software

Turkish_translation

slides clicked

Turkish_translation

slides visible

Turkish_translation

slideshow mode

Turkish_translation

Örnek Cümleler

we need to prepare engaging slides for the presentation.

sunum için ilgi çekici slaytlar hazırlamamız gerekiyor.

can you send me the slides from yesterday's meeting?

dünki toplantının slaytlarını gönderebilir misin?

the speaker used impressive slides with dynamic visuals.

konuşmacı, dinamik görseller içeren etkileyici slaytlar kullandı.

let's review the slides before the client arrives.

müşteri gelmeden slaytları gözden geçirelim.

the slides contained a lot of data and statistics.

slaytlar çok fazla veri ve istatistik içeriyordu.

he quickly flipped through the slides to refresh his memory.

hafızasını tazelemek için slaytlar arasında hızla göz gezdirdi.

the company logo was prominently displayed on the slides.

şirket logosu slaytlarda belirgin bir şekilde yer alıyordu.

she practiced her delivery while viewing the slides.

slaytları incerken sunum provası yaptı.

the slides were projected onto a large screen.

slaytlar büyük bir ekrana yansıtıldı.

we'll be using powerpoint slides for the training session.

eğitim seansı için powerpoint slaytları kullanacağız.

the slides included interactive elements to keep the audience engaged.

seyircinin ilgisini canlı tutmak için slaytlarda interaktif öğeler yer alıyordu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir