smacked lips
dudakları çaldı
smacked down
aşağıya çarptı
smacked face
yüzüne çarptı
smacked hand
eline çarptı
smacked head
başına çarptı
smacked rear
arka kısmına çarptı
smacked mouth
ağzına çarptı
smacked arm
koluna çarptı
smacked thigh
uylusuna çarptı
he smacked his lips after tasting the delicious pie.
lezzetli turtayı tattıktan sonra dudaklarını ısırdı.
she smacked the ball out of the park during the game.
oyun sırasında topu parkın dışına attı.
the teacher smacked the desk to get the students' attention.
öğrencilerin dikkatini çekmek için öğretmen masaya vurdu.
he smacked the mosquito that was buzzing around his ear.
kulağının etrafında vızıldayan sivrisiniği yakaladı.
she smacked her brother playfully on the arm.
kardeşini oyun oynamak için koluna hafifçe vurdu.
he smacked the door shut when he left the room.
odadan ayrılırken kapıyı sertçe kapattı.
the chef smacked the dough to make it flat.
hamuru düzleştirmek için şef hamura vurdu.
she smacked her forehead in frustration when she forgot her keys.
anahtarlarını unuttuğunda hayal kırıklığıyla alnına vurdu.
the kids smacked the piñata until it broke open.
çocuklar piñata'yı kırılana kadar vurdular.
he smacked the table in excitement after winning the game.
oyunu kazandıktan sonra heyecanla masaya vurdu.
smacked lips
dudakları çaldı
smacked down
aşağıya çarptı
smacked face
yüzüne çarptı
smacked hand
eline çarptı
smacked head
başına çarptı
smacked rear
arka kısmına çarptı
smacked mouth
ağzına çarptı
smacked arm
koluna çarptı
smacked thigh
uylusuna çarptı
he smacked his lips after tasting the delicious pie.
lezzetli turtayı tattıktan sonra dudaklarını ısırdı.
she smacked the ball out of the park during the game.
oyun sırasında topu parkın dışına attı.
the teacher smacked the desk to get the students' attention.
öğrencilerin dikkatini çekmek için öğretmen masaya vurdu.
he smacked the mosquito that was buzzing around his ear.
kulağının etrafında vızıldayan sivrisiniği yakaladı.
she smacked her brother playfully on the arm.
kardeşini oyun oynamak için koluna hafifçe vurdu.
he smacked the door shut when he left the room.
odadan ayrılırken kapıyı sertçe kapattı.
the chef smacked the dough to make it flat.
hamuru düzleştirmek için şef hamura vurdu.
she smacked her forehead in frustration when she forgot her keys.
anahtarlarını unuttuğunda hayal kırıklığıyla alnına vurdu.
the kids smacked the piñata until it broke open.
çocuklar piñata'yı kırılana kadar vurdular.
he smacked the table in excitement after winning the game.
oyunu kazandıktan sonra heyecanla masaya vurdu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir