sparkled brightly
parlak bir şekilde parladı
sparkled with joy
sevinçle parladı
sparkled in sunlight
güneş ışığında parladı
sparkled like diamonds
elmaslar gibi parladı
sparkled under stars
yıldızların altında parladı
sparkled with excitement
heyecanla parladı
sparkled with laughter
kahkahalarla parladı
sparkled with creativity
yaratıcılıkla parladı
sparkled like stars
yıldızlar gibi parladı
the stars sparkled brightly in the night sky.
gece gökyüzünde yıldızlar parlakça ışıldadı.
her eyes sparkled with excitement at the news.
haber karşısında gözleri heyecanla parladı.
the water sparkled under the bright sun.
su parlak güneşin altında ışıldadı.
the diamond ring sparkled beautifully.
elmas yüzük güzelce parlıyordu.
her dress sparkled with sequins.
elbisesi payetlerle parlıyordu.
the fireworks sparkled in the night.
gece boyunca havai fişekler parladı.
the city lights sparkled like stars.
şehir ışıkları yıldızlar gibi parlıyordu.
his eyes sparkled with joy when he saw her.
onu gördüğünde gözleri sevinçle parladı.
the lake sparkled in the early morning light.
göl, erken sabahın ışığında parlıyordu.
the children's laughter sparkled in the air.
çocukların kahkahaları havada yankılandı.
sparkled brightly
parlak bir şekilde parladı
sparkled with joy
sevinçle parladı
sparkled in sunlight
güneş ışığında parladı
sparkled like diamonds
elmaslar gibi parladı
sparkled under stars
yıldızların altında parladı
sparkled with excitement
heyecanla parladı
sparkled with laughter
kahkahalarla parladı
sparkled with creativity
yaratıcılıkla parladı
sparkled like stars
yıldızlar gibi parladı
the stars sparkled brightly in the night sky.
gece gökyüzünde yıldızlar parlakça ışıldadı.
her eyes sparkled with excitement at the news.
haber karşısında gözleri heyecanla parladı.
the water sparkled under the bright sun.
su parlak güneşin altında ışıldadı.
the diamond ring sparkled beautifully.
elmas yüzük güzelce parlıyordu.
her dress sparkled with sequins.
elbisesi payetlerle parlıyordu.
the fireworks sparkled in the night.
gece boyunca havai fişekler parladı.
the city lights sparkled like stars.
şehir ışıkları yıldızlar gibi parlıyordu.
his eyes sparkled with joy when he saw her.
onu gördüğünde gözleri sevinçle parladı.
the lake sparkled in the early morning light.
göl, erken sabahın ışığında parlıyordu.
the children's laughter sparkled in the air.
çocukların kahkahaları havada yankılandı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir