spied

[ABD]/spaɪd/
[İngiltere]/spaɪd/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. casus olmak ve casusluk yapmak; istihbarat toplamak.

İfadeler ve Kalıplar

spied on

casusluk yaptı

spied out

keşfetti

spied in

içine gizlice girdi

spied around

etrafı gizlice izledi

spied up

yukarıya gizlice baktı

spied back

geriye gizlice baktı

spied away

uzaklara gizlice baktı

spied through

içinden gizlice baktı

spied down

aşağıya gizlice baktı

spied together

birlikte gizlice izledi

Örnek Cümleler

he spied on his neighbors for weeks.

Haftalarca komşularını izledi.

the detective spied through the window.

Dedektif pencereden baktı.

she spied a rare bird in the garden.

Bahçede nadir bir kuş gördü.

they spied on the enemy's movements.

Düşman hareketlerini izlediler.

he was caught spied by the security guard.

Güvenlik görevlisi tarafından izlenirken yakalandı.

she spied a hidden camera in the room.

Odada gizli bir kamera gördü.

the spy spied on high-ranking officials.

Casus, üst düzey yetkilileri izledi.

he spied on his friends during their meeting.

Arkadaşlarının toplantısı sırasında onları izledi.

they spied from a distance to remain unseen.

Görünmemek için uzaktan izlediler.

she spied on her partner's phone.

Partnerinin telefonunu izledi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir