straitss

[ABD]/streɪts/
[İngiltere]/streɪts/

Çeviri

n. sıkıntı; iki daha büyük su kütlesini birbirine bağlayan dar su kanalı; zorluk veya sıkıntı; sıkıntı veya sorun durumu; zorluk veya yoksulluk içinde olma durumu; utanç

İfadeler ve Kalıplar

financial straits

finansal sıkıntılar

desperate straits

çaresiz durumlar

in dire straits

zor durumda olmak

economic straits

ekonomik sıkıntılar

Örnek Cümleler

the ship navigated through the dangerous straits carefully.

Uçak, tehlikeli dar boğazları dikkatlice geçti.

geography students memorized the major straits of the world.

Coğrafya öğrencileri dünyanın önemli boğazlarını ezberledi.

tensions rose over territorial disputes in the straits.

Boğazlardaki toprak anlaşmazlıkları nedeniyle gerginlik arttı.

the narrow straits connect two large bodies of water.

Dar boğazlar, iki büyük su kütlesini birbirine bağlar.

strong currents make swimming in these straits impossible.

Güçlü akıntılar, bu boğazlarda yüzmeyi imkânsız kılar.

trade routes often pass through these strategic straits.

Ticaret rotaları, bu stratejik boğazlardan sık sık geçer.

they crossed the straits by ferry early this morning.

Bugün sabah erken bir saatte feribotla boğazları geçtiler.

the island is separated from the mainland by deep straits.

Adanın kara kütlesinden derin boğazlarla ayrılır.

heavy fog delayed traffic across the straits for hours.

Aşırı sis, boğazlarda trafiği saatlerce geciktirdi.

marine life thrives within the calm, protected straits.

Dalgalanmaz ve korunan boğazlarda deniz hayatı zengindir.

navigating the straits requires an experienced local captain.

Boğazlarda navigasyon yapmak, deneyimli yerel bir kapitan gerektirir.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir