physical strenuosities
fiziksel zorluklar
mental strenuosities
zihinsel zorluklar
strenuosities of life
hayatın zorlukları
overcoming strenuosities
zorlukların üstesinden gelmek
strenuosities faced
karşılaşılan zorluklar
daily strenuosities
günlük zorluklar
strenuosities encountered
karşılaşılan zorluklar
strenuosities of training
eğitim zorlukları
strenuosities in sports
sporlardaki zorluklar
strenuosities of work
iş zorlukları
his strenuosities in training paid off during the competition.
eğitimdeki çabaları yarış sırasında karşılığını verdi.
the strenuosities of the project required a dedicated team.
projenin zorlukları özel bir ekip gerektiriyordu.
despite the strenuosities, she remained optimistic about the outcome.
zorluklara rağmen, sonuç hakkında iyimserliğini korudu.
his strenuosities were evident in his remarkable achievements.
çabaları, olağanüstü başarılarında belirgindi.
the strenuosities of daily life can be overwhelming at times.
günlük yaşamın zorlukları bazen bunaltıcı olabilir.
she faced the strenuosities of her job with grace.
işinin zorluklarıyla zarafetle başa çıktı.
overcoming strenuosities is part of personal growth.
zorlukların üstesinden gelmek kişisel gelişimin bir parçasıdır.
his strenuosities in research led to groundbreaking discoveries.
araştırmadaki çabaları çığır açan keşiflere yol açtı.
training for the marathon involved many strenuosities.
maraton için yapılan eğitim birçok zorluk içeriyordu.
the strenuosities of the climb tested their limits.
tırmanışın zorlukları sınırlarını test etti.
physical strenuosities
fiziksel zorluklar
mental strenuosities
zihinsel zorluklar
strenuosities of life
hayatın zorlukları
overcoming strenuosities
zorlukların üstesinden gelmek
strenuosities faced
karşılaşılan zorluklar
daily strenuosities
günlük zorluklar
strenuosities encountered
karşılaşılan zorluklar
strenuosities of training
eğitim zorlukları
strenuosities in sports
sporlardaki zorluklar
strenuosities of work
iş zorlukları
his strenuosities in training paid off during the competition.
eğitimdeki çabaları yarış sırasında karşılığını verdi.
the strenuosities of the project required a dedicated team.
projenin zorlukları özel bir ekip gerektiriyordu.
despite the strenuosities, she remained optimistic about the outcome.
zorluklara rağmen, sonuç hakkında iyimserliğini korudu.
his strenuosities were evident in his remarkable achievements.
çabaları, olağanüstü başarılarında belirgindi.
the strenuosities of daily life can be overwhelming at times.
günlük yaşamın zorlukları bazen bunaltıcı olabilir.
she faced the strenuosities of her job with grace.
işinin zorluklarıyla zarafetle başa çıktı.
overcoming strenuosities is part of personal growth.
zorlukların üstesinden gelmek kişisel gelişimin bir parçasıdır.
his strenuosities in research led to groundbreaking discoveries.
araştırmadaki çabaları çığır açan keşiflere yol açtı.
training for the marathon involved many strenuosities.
maraton için yapılan eğitim birçok zorluk içeriyordu.
the strenuosities of the climb tested their limits.
tırmanışın zorlukları sınırlarını test etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir