| Plural | tangibilities |
tangibility factor
somutluk faktörü
tangibility assessment
somutluk değerlendirmesi
tangibility criteria
somutluk kriterleri
tangibility measurement
somutluk ölçümü
tangibility issues
somutluk sorunları
tangibility perception
somutluk algısı
tangibility concept
somutluk kavramı
tangibility benefits
somutluk faydaları
tangibility analysis
somutluk analizi
tangibility attributes
somutluk özellikleri
the tangibility of the product enhances customer trust.
ürünün somutluğu müşteri güvenini artırır.
we need to focus on the tangibility of our services.
servislerimizin somutluğuna odaklanmamız gerekiyor.
tangibility plays a crucial role in marketing strategies.
somutluk, pazarlama stratejilerinde önemli bir rol oynar.
the tangibility of the evidence was key to the case.
kanıtların somutluğu davanın anahtarıydı.
investors prefer tangibility when assessing risks.
yatırımcılar riskleri değerlendirirken somutluğu tercih ederler.
the tangibility of the artwork impressed the visitors.
sanat eserinin somutluğu ziyaretçileri etkiledi.
in education, the tangibility of concepts aids learning.
eğitimde kavramların somutluğu öğrenmeyi kolaylaştırır.
she appreciated the tangibility of the handmade gifts.
el yapımı hediyelerin somutluğunu takdir etti.
the tangibility of the experience made it unforgettable.
deneyiminin somutluğu onu unutulmaz kıldı.
they sought tangibility in their goals for better clarity.
daha fazla netlik için hedeflerinde somutluk aradılar.
tangibility factor
somutluk faktörü
tangibility assessment
somutluk değerlendirmesi
tangibility criteria
somutluk kriterleri
tangibility measurement
somutluk ölçümü
tangibility issues
somutluk sorunları
tangibility perception
somutluk algısı
tangibility concept
somutluk kavramı
tangibility benefits
somutluk faydaları
tangibility analysis
somutluk analizi
tangibility attributes
somutluk özellikleri
the tangibility of the product enhances customer trust.
ürünün somutluğu müşteri güvenini artırır.
we need to focus on the tangibility of our services.
servislerimizin somutluğuna odaklanmamız gerekiyor.
tangibility plays a crucial role in marketing strategies.
somutluk, pazarlama stratejilerinde önemli bir rol oynar.
the tangibility of the evidence was key to the case.
kanıtların somutluğu davanın anahtarıydı.
investors prefer tangibility when assessing risks.
yatırımcılar riskleri değerlendirirken somutluğu tercih ederler.
the tangibility of the artwork impressed the visitors.
sanat eserinin somutluğu ziyaretçileri etkiledi.
in education, the tangibility of concepts aids learning.
eğitimde kavramların somutluğu öğrenmeyi kolaylaştırır.
she appreciated the tangibility of the handmade gifts.
el yapımı hediyelerin somutluğunu takdir etti.
the tangibility of the experience made it unforgettable.
deneyiminin somutluğu onu unutulmaz kıldı.
they sought tangibility in their goals for better clarity.
daha fazla netlik için hedeflerinde somutluk aradılar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir