tarries

[ABD]/ˈtæriːz/
[İngiltere]/ˈtɛriz/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. 의도landan daha uzun kalmak; hareket etmekte veya yapmakta gecikmek; geçici olarak kalmak; dolanmak veya oyalanmak

İfadeler ve Kalıplar

time tarries

zaman gecikir

he tarries

o gecikir

she tarries

o gecikir

tarries too long

çok uzun sürer

tarries in silence

sessizliğe rağmen devam eder

tarries with purpose

amaçla devam eder

tarries in thought

düşüncelere dalmış halde devam eder

tarries at home

evde kalır

tarries on journey

seyahat sırasında kalır

Örnek Cümleler

he often tarries at the coffee shop before work.

O işe başlamadan önce sık sık kafede bekler.

she tarries in the garden, enjoying the flowers.

Bahçede çiçeklerin tadını çıkararak bekler.

time tarries when you are having fun.

Eğlenirken zaman yavaşlar.

he tarries over his breakfast, savoring every bite.

Kahvaltısını yavaş yavaş yer, her lokayı tadını çıkarır.

she tarries at the library, lost in her book.

Kütüphanede kitabına dalmış bir şekilde bekler.

they often tarry at the park, watching the sunset.

Parkta gün batımını izleyerek sık sık beklerler.

he tarries in thought before making a decision.

Karar vermeden önce düşüncelere dalıp bekler.

she tarries at the museum, admiring the artwork.

Müzede sanat eserlerini hayranlıkla izleyerek bekler.

don't tarry too long; we need to leave soon.

Çok uzun süre beklemeyin; yakında ayrılmamız gerekiyor.

he tarries at the bus stop, waiting for his ride.

Otobüs durakında otobüsünü bekleyerek bekler.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir