| Plural | tiaras |
diamond tiara
elmas taç
royal tiara
kraliyet tacı
sparkling tiara
parıldayan taç
princess tiara
prenses taç
a tiara that was set with diamonds.
elmaslarla taşlanmış bir taç
the Golden Tiara Nite Club.
Altın Taç Nite Kulübü.
a duchess resplendent in ermine robes, a tiara, and a diamond dog collar.
Saksın ermin cübbeleri, bir taç ve elmaslı bir köpek tasmasıyla göz kamaştırıcı bir düşes.
She wore a sparkling tiara on her wedding day.
Düğün gününde parıldayan bir taç taktı.
The princess placed the tiara gently on her head.
Prenses tacı nazikçe başına yerleştirdi.
The tiara added a touch of elegance to her outfit.
Taç, kıyafetine zarafet kattı.
The tiara was encrusted with precious jewels.
Taç değerli mücevherlerle süslenmişti.
She felt like a queen wearing the tiara.
Taç takarak kendini kraliçe gibi hissetti.
The tiara symbolized her royal status.
Taç, onun kraliyet statüsünü simgeliyordu.
The tiara sparkled under the lights.
Taç ışıkların altında parlıyordu.
She carefully placed the tiara back in its box.
Taç kutusuna nazikçe geri koydu.
The tiara was passed down through generations.
Taç nesilden nesile aktarıldı.
The tiara completed her princess costume.
Taç, prenses kostümünü tamamladı.
diamond tiara
elmas taç
royal tiara
kraliyet tacı
sparkling tiara
parıldayan taç
princess tiara
prenses taç
a tiara that was set with diamonds.
elmaslarla taşlanmış bir taç
the Golden Tiara Nite Club.
Altın Taç Nite Kulübü.
a duchess resplendent in ermine robes, a tiara, and a diamond dog collar.
Saksın ermin cübbeleri, bir taç ve elmaslı bir köpek tasmasıyla göz kamaştırıcı bir düşes.
She wore a sparkling tiara on her wedding day.
Düğün gününde parıldayan bir taç taktı.
The princess placed the tiara gently on her head.
Prenses tacı nazikçe başına yerleştirdi.
The tiara added a touch of elegance to her outfit.
Taç, kıyafetine zarafet kattı.
The tiara was encrusted with precious jewels.
Taç değerli mücevherlerle süslenmişti.
She felt like a queen wearing the tiara.
Taç takarak kendini kraliçe gibi hissetti.
The tiara symbolized her royal status.
Taç, onun kraliyet statüsünü simgeliyordu.
The tiara sparkled under the lights.
Taç ışıkların altında parlıyordu.
She carefully placed the tiara back in its box.
Taç kutusuna nazikçe geri koydu.
The tiara was passed down through generations.
Taç nesilden nesile aktarıldı.
The tiara completed her princess costume.
Taç, prenses kostümünü tamamladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir