traced back
geriye iz sürüldü
traced lines
izlenmiş çizgiler
traced steps
izlenmiş adımlar
traced origin
kaynağı izlemek
traced patterns
izlenmiş desenler
traced routes
izlenmiş rotalar
traced connections
izlenmiş bağlantılar
traced evidence
izlenmiş kanıtlar
traced history
tarihi izlemek
traced sources
kaynakları izlemek
the detective traced the suspect's movements.
dedektif şüphelinin hareketlerini izledi.
she traced the outline of the picture on the paper.
resmin ana hatlarını kağıda çizdi.
we traced our family history back several generations.
aile tarihimizi birkaç nesil geriye kadar izledik.
the artist traced the design before painting.
ressam boyamadan önce tasarımı çizdi.
he traced the source of the problem to a faulty wire.
sorunun kaynağını hatalı bir kabloya kadar izledi.
the software can be used to trace the origin of the files.
bu yazılım dosyaların kökenini izlemek için kullanılabilir.
they traced the path of the river on the map.
haritada nehrin akışını izlediler.
he traced his finger along the edge of the table.
parmağını masanın kenarı boyunca sürdü.
the historian traced the events leading to the war.
tarihçi savaşa yol açan olayları izledi.
she traced her ancestry using online resources.
soy ağacını çevrimiçi kaynaklar kullanarak izledi.
traced back
geriye iz sürüldü
traced lines
izlenmiş çizgiler
traced steps
izlenmiş adımlar
traced origin
kaynağı izlemek
traced patterns
izlenmiş desenler
traced routes
izlenmiş rotalar
traced connections
izlenmiş bağlantılar
traced evidence
izlenmiş kanıtlar
traced history
tarihi izlemek
traced sources
kaynakları izlemek
the detective traced the suspect's movements.
dedektif şüphelinin hareketlerini izledi.
she traced the outline of the picture on the paper.
resmin ana hatlarını kağıda çizdi.
we traced our family history back several generations.
aile tarihimizi birkaç nesil geriye kadar izledik.
the artist traced the design before painting.
ressam boyamadan önce tasarımı çizdi.
he traced the source of the problem to a faulty wire.
sorunun kaynağını hatalı bir kabloya kadar izledi.
the software can be used to trace the origin of the files.
bu yazılım dosyaların kökenini izlemek için kullanılabilir.
they traced the path of the river on the map.
haritada nehrin akışını izlediler.
he traced his finger along the edge of the table.
parmağını masanın kenarı boyunca sürdü.
the historian traced the events leading to the war.
tarihçi savaşa yol açan olayları izledi.
she traced her ancestry using online resources.
soy ağacını çevrimiçi kaynaklar kullanarak izledi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir