She sat tranquilly by the lake, enjoying the peaceful scenery.
O, sakin bir şekilde gölün yanında oturuyordu ve huzurlu manzarayı seyrediyordu.
The yoga instructor guided the class to breathe deeply and tranquilly.
Yoga eğitmeni, sınıfı derin ve sakin bir şekilde nefes almaya yönlendirdi.
The cat napped tranquilly in the sunbeam.
Kedi, güneş ışığında sakin bir şekilde uyuyordu.
He spoke tranquilly, trying to keep his emotions in check.
Duygularını kontrol altında tutmaya çalışarak sakin bir şekilde konuştu.
The forest was filled with tranquilly chirping birds.
Orman, sakin bir şekilde cıvıldayan kuşlarla doluydu.
The old man sipped his tea tranquilly, lost in thought.
Yaşlı adam, düşüncelere dalmış bir şekilde çayını sakin bir şekilde yudumladı.
The baby slept tranquilly in her mother's arms.
Bebek, annesinin kollarında sakin bir şekilde uyuyordu.
The monk meditated tranquilly in the monastery courtyard.
Manastır avlusunda keşiş sakin bir şekilde meditasyon yaptı.
The river flowed tranquilly through the meadow, reflecting the clear blue sky.
Nehir, açık mavi gökyüzünü yansıtırken sakin bir şekilde çayır boyunca aktı.
She handled the situation with a tranquilly calm demeanor.
Durumu sakin ve huzurlu bir şekilde ele aldı.
She sat tranquilly by the lake, enjoying the peaceful scenery.
O, sakin bir şekilde gölün yanında oturuyordu ve huzurlu manzarayı seyrediyordu.
The yoga instructor guided the class to breathe deeply and tranquilly.
Yoga eğitmeni, sınıfı derin ve sakin bir şekilde nefes almaya yönlendirdi.
The cat napped tranquilly in the sunbeam.
Kedi, güneş ışığında sakin bir şekilde uyuyordu.
He spoke tranquilly, trying to keep his emotions in check.
Duygularını kontrol altında tutmaya çalışarak sakin bir şekilde konuştu.
The forest was filled with tranquilly chirping birds.
Orman, sakin bir şekilde cıvıldayan kuşlarla doluydu.
The old man sipped his tea tranquilly, lost in thought.
Yaşlı adam, düşüncelere dalmış bir şekilde çayını sakin bir şekilde yudumladı.
The baby slept tranquilly in her mother's arms.
Bebek, annesinin kollarında sakin bir şekilde uyuyordu.
The monk meditated tranquilly in the monastery courtyard.
Manastır avlusunda keşiş sakin bir şekilde meditasyon yaptı.
The river flowed tranquilly through the meadow, reflecting the clear blue sky.
Nehir, açık mavi gökyüzünü yansıtırken sakin bir şekilde çayır boyunca aktı.
She handled the situation with a tranquilly calm demeanor.
Durumu sakin ve huzurlu bir şekilde ele aldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir