transcended boundaries
sınırları aştı
transcended limits
sınırları aştı
transcended expectations
beklentileri aştı
transcended time
zamanı aştı
transcended reality
gerçekliği aştı
transcended understanding
anlayışı aştı
transcended experience
deneyimi aştı
transcended culture
kültürü aştı
transcended genre
türü aştı
transcended differences
farklılıkları aştı
her talent has transcended the boundaries of traditional art.
onun yeteneği geleneksel sanatın sınırlarını aşmıştır.
the athlete's performance transcended all expectations.
atletin performansı tüm beklentileri aşmıştır.
his ideas have transcended cultural differences.
onun fikirleri kültürel farklılıkları aşmıştır.
love transcended all obstacles in their relationship.
aşk, ilişkilerindeki tüm engelleri aşmıştır.
the novel transcended its genre and appealed to a wide audience.
roman türünü aşmış ve geniş bir kitleye hitap etmiştir.
her courage transcended the fear of failure.
onun cesareti başarısızlık korkusunu aşmıştır.
the program aims to create a learning experience that transcends the classroom.
programın amacı, sınıfı aşan bir öğrenme deneyimi yaratmaktır.
his contributions to science have transcended generations.
onun bilime katkıları nesilleri aşmıştır.
music has the power to transcend language barriers.
müzik dil engellerini aşma gücüne sahiptir.
the film transcended its original storyline to deliver a deeper message.
film, daha derin bir mesaj iletmek için orijinal hikayesini aşmıştır.
transcended boundaries
sınırları aştı
transcended limits
sınırları aştı
transcended expectations
beklentileri aştı
transcended time
zamanı aştı
transcended reality
gerçekliği aştı
transcended understanding
anlayışı aştı
transcended experience
deneyimi aştı
transcended culture
kültürü aştı
transcended genre
türü aştı
transcended differences
farklılıkları aştı
her talent has transcended the boundaries of traditional art.
onun yeteneği geleneksel sanatın sınırlarını aşmıştır.
the athlete's performance transcended all expectations.
atletin performansı tüm beklentileri aşmıştır.
his ideas have transcended cultural differences.
onun fikirleri kültürel farklılıkları aşmıştır.
love transcended all obstacles in their relationship.
aşk, ilişkilerindeki tüm engelleri aşmıştır.
the novel transcended its genre and appealed to a wide audience.
roman türünü aşmış ve geniş bir kitleye hitap etmiştir.
her courage transcended the fear of failure.
onun cesareti başarısızlık korkusunu aşmıştır.
the program aims to create a learning experience that transcends the classroom.
programın amacı, sınıfı aşan bir öğrenme deneyimi yaratmaktır.
his contributions to science have transcended generations.
onun bilime katkıları nesilleri aşmıştır.
music has the power to transcend language barriers.
müzik dil engellerini aşma gücüne sahiptir.
the film transcended its original storyline to deliver a deeper message.
film, daha derin bir mesaj iletmek için orijinal hikayesini aşmıştır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir