| Plural | troglodytes |
a troglodyte settlement in the Mediterranean region
Akdeniz bölgesinde bir troglodit yerleşimi
Unless you're an avid spelunker, or a troglodyte, the answer is probably not too often.
Mağaracılıkla veya mağaralarda yaşayan biri değilseniz, cevap muhtemelen çok sık değil.
The troglodyte lived in a cave.
Mağarada yaşayan mağaracı vardı.
The troglodyte was afraid of the outside world.
Mağaracı dış dünyadan korkuyordu.
The troglodyte used primitive tools for hunting.
Mağaracı avlanmak için ilkel araçlar kullanıyordu.
The troglodyte had a simple way of life.
Mağaracının basit bir yaşam tarzı vardı.
Archaeologists discovered troglodyte artifacts.
Kazılar, mağaracılara ait eserler ortaya çıkardı.
Legends tell of troglodytes lurking in the shadows.
Efsaneler, mağaracıların gölgelerde pusuya beklediğini anlatır.
The troglodyte community was tight-knit.
Mağaracı topluluğu sıkı bir bağa sahipti.
The troglodyte communicated through grunts and gestures.
Mağaracı, homurtular ve el hareketleriyle iletişim kuruyordu.
Modern humans evolved from troglodytes.
Modern insanlar mağaracılardan evrimleşti.
The troglodyte's cave was filled with animal bones.
Mağaracının mağarası hayvan kemikleriyle doluydu.
a troglodyte settlement in the Mediterranean region
Akdeniz bölgesinde bir troglodit yerleşimi
Unless you're an avid spelunker, or a troglodyte, the answer is probably not too often.
Mağaracılıkla veya mağaralarda yaşayan biri değilseniz, cevap muhtemelen çok sık değil.
The troglodyte lived in a cave.
Mağarada yaşayan mağaracı vardı.
The troglodyte was afraid of the outside world.
Mağaracı dış dünyadan korkuyordu.
The troglodyte used primitive tools for hunting.
Mağaracı avlanmak için ilkel araçlar kullanıyordu.
The troglodyte had a simple way of life.
Mağaracının basit bir yaşam tarzı vardı.
Archaeologists discovered troglodyte artifacts.
Kazılar, mağaracılara ait eserler ortaya çıkardı.
Legends tell of troglodytes lurking in the shadows.
Efsaneler, mağaracıların gölgelerde pusuya beklediğini anlatır.
The troglodyte community was tight-knit.
Mağaracı topluluğu sıkı bir bağa sahipti.
The troglodyte communicated through grunts and gestures.
Mağaracı, homurtular ve el hareketleriyle iletişim kuruyordu.
Modern humans evolved from troglodytes.
Modern insanlar mağaracılardan evrimleşti.
The troglodyte's cave was filled with animal bones.
Mağaracının mağarası hayvan kemikleriyle doluydu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir