| Plural | unanimities |
achieve unanimity through consultation
uzlaşıyı istişare yoluyla sağlamak
The board of directors voted with unanimity to approve the new budget.
Yönetim kurulu, yeni bütçeyi onaylamak üzere oy birliğiyle karar verdi.
The team showed unanimity in their support for the captain's decision.
Takım, kaptanın kararına desteklerinde oy birliği gösterdi.
There was a lack of unanimity among the group regarding the best course of action.
En iyi eylem planı konusunda grup arasında bir oy birliği eksikliği vardı.
The jury reached a verdict with complete unanimity.
Jüri, tam bir oy birliğiyle karar verdi.
The shareholders achieved unanimity on the merger proposal.
Hissedarlar, birleşme önerisi konusunda oy birliğine vardı.
The committee members failed to reach unanimity on the issue.
Komite üyeleri, konu hakkında oy birliğine varamamışlardır.
The team's performance showed a remarkable unanimity of purpose.
Takımın performansı, amaç birliğinde dikkate değer bir oy birliği gösterdi.
The students demonstrated unanimity in their opposition to the new school policy.
Öğrenciler, yeni okul politikasına karşı çıkışlarında oy birliği gösterdiler.
The political party leaders sought unanimity in their strategy for the upcoming election.
Siyasi parti liderleri, yaklaşan seçimler için stratejilerinde oy birliği aradılar.
achieve unanimity through consultation
uzlaşıyı istişare yoluyla sağlamak
The board of directors voted with unanimity to approve the new budget.
Yönetim kurulu, yeni bütçeyi onaylamak üzere oy birliğiyle karar verdi.
The team showed unanimity in their support for the captain's decision.
Takım, kaptanın kararına desteklerinde oy birliği gösterdi.
There was a lack of unanimity among the group regarding the best course of action.
En iyi eylem planı konusunda grup arasında bir oy birliği eksikliği vardı.
The jury reached a verdict with complete unanimity.
Jüri, tam bir oy birliğiyle karar verdi.
The shareholders achieved unanimity on the merger proposal.
Hissedarlar, birleşme önerisi konusunda oy birliğine vardı.
The committee members failed to reach unanimity on the issue.
Komite üyeleri, konu hakkında oy birliğine varamamışlardır.
The team's performance showed a remarkable unanimity of purpose.
Takımın performansı, amaç birliğinde dikkate değer bir oy birliği gösterdi.
The students demonstrated unanimity in their opposition to the new school policy.
Öğrenciler, yeni okul politikasına karşı çıkışlarında oy birliği gösterdiler.
The political party leaders sought unanimity in their strategy for the upcoming election.
Siyasi parti liderleri, yaklaşan seçimler için stratejilerinde oy birliği aradılar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir