unclosed

[ABD]/[ʌnˈkləʊzd]/
[İngiltere]/[ʌnˈkloʊzd]/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. Kapalı olmayan; açık bırakılmış. Kapalı olmamış.
v. (bir dosya ya da veritabanı) doğru şekilde kapatılmamış.

İfadeler ve Kalıplar

unclosed bracket

Açık parantez

unclosed quotation

Açık alıntı

unclosed tag

Açık etiket

keeping unclosed

Açık bırakmak

unclosed file

Açık dosya

unclosed session

Açık oturum

unclosed loop

Açık döngü

unclosed parenthesis

Açık parantez

unclosed connection

Açık bağlantı

unclosed window

Açık pencere

Örnek Cümleler

the unclosed bracket caused a syntax error in the code.

İçinde kalmış parantez, kodda bir sözdizimi hatasına neden oldu.

an unclosed quotation mark left the string incomplete.

İçinde kalmış tırnak işareti, dizgeyi tamamlamadı.

the unclosed file needs to be saved before exiting.

İçinde kalmış dosya, çıkmadan önce kaydedilmelidir.

he left an unclosed comment in the source file.

O, kaynak dosyada açık bir yorum bırakmıştır.

the unclosed loop would have run indefinitely.

İçinde kalmış döngü sonsuza kadar çalışırdı.

there was an unclosed tag in the html document.

HTML belgesinde kapalı olmayan bir etiket vardı.

the unclosed parenthesis confused the compiler.

İçinde kalmış parantez derleyiciyi karıştırdı.

an unclosed database connection can lead to issues.

İçinde kalmış bir veritabanı bağlantısı sorunlara yol açabilir.

the unclosed question hung in the air.

İçinde kalmış soru hâlâ havada asılı kalmıştı.

it was an unclosed chapter in her life.

Bu, hayatında bir kapalı olmayan bölüm idi.

the unclosed deal remained under negotiation.

İçinde kalmış anlaşmayı müzakere altına alındı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir