| Plural | uncomfortablenesses |
social uncomfortableness
sosyal rahatsızlık
emotional uncomfortableness
duygusal rahatsızlık
physical uncomfortableness
fiziksel rahatsızlık
uncomfortableness level
rahatsızlık düzeyi
uncomfortableness zone
rahatsızlık bölgesi
uncomfortableness scale
rahatsızlık ölçeği
uncomfortableness factor
rahatsızlık faktörü
uncomfortableness threshold
rahatsızlık eşiği
uncomfortableness symptoms
rahatsızlık belirtileri
uncomfortableness experience
rahatsızlık deneyimi
his uncomfortableness was evident during the meeting.
toplantı sırasında onun rahatsızlığı belirgindi.
she tried to hide her uncomfortableness in the crowded room.
kalabalık odada rahatsızlığını gizlemeye çalıştı.
his uncomfortableness with public speaking was quite noticeable.
kamu önünde konuşma konusundaki rahatsızlığı oldukça fark ediliyordu.
the uncomfortableness of the situation made everyone uneasy.
durumun rahatsız ediciliği herkesi huzursuz etti.
her uncomfortableness with the new job was understandable.
yeni işe başlama konusundaki rahatsızlığı anlaşılırdı.
he expressed his uncomfortableness with the new policy.
yeni politika ile ilgili rahatsızlığını dile getirdi.
they noticed her uncomfortableness when discussing personal topics.
kişisel konuları konuşurken onun rahatsızlığını fark ettiler.
the uncomfortableness in the air was palpable.
havadaki gerginlik/rahatsızlık hissedilmekteydi.
his uncomfortableness around strangers often led to awkward silences.
yabancaların yanında onun rahatsızlığı genellikle garip sessizliklere yol açardı.
overcoming his uncomfortableness took a lot of practice.
rahatsızlığını aşmak çok pratik gerektirdi.
social uncomfortableness
sosyal rahatsızlık
emotional uncomfortableness
duygusal rahatsızlık
physical uncomfortableness
fiziksel rahatsızlık
uncomfortableness level
rahatsızlık düzeyi
uncomfortableness zone
rahatsızlık bölgesi
uncomfortableness scale
rahatsızlık ölçeği
uncomfortableness factor
rahatsızlık faktörü
uncomfortableness threshold
rahatsızlık eşiği
uncomfortableness symptoms
rahatsızlık belirtileri
uncomfortableness experience
rahatsızlık deneyimi
his uncomfortableness was evident during the meeting.
toplantı sırasında onun rahatsızlığı belirgindi.
she tried to hide her uncomfortableness in the crowded room.
kalabalık odada rahatsızlığını gizlemeye çalıştı.
his uncomfortableness with public speaking was quite noticeable.
kamu önünde konuşma konusundaki rahatsızlığı oldukça fark ediliyordu.
the uncomfortableness of the situation made everyone uneasy.
durumun rahatsız ediciliği herkesi huzursuz etti.
her uncomfortableness with the new job was understandable.
yeni işe başlama konusundaki rahatsızlığı anlaşılırdı.
he expressed his uncomfortableness with the new policy.
yeni politika ile ilgili rahatsızlığını dile getirdi.
they noticed her uncomfortableness when discussing personal topics.
kişisel konuları konuşurken onun rahatsızlığını fark ettiler.
the uncomfortableness in the air was palpable.
havadaki gerginlik/rahatsızlık hissedilmekteydi.
his uncomfortableness around strangers often led to awkward silences.
yabancaların yanında onun rahatsızlığı genellikle garip sessizliklere yol açardı.
overcoming his uncomfortableness took a lot of practice.
rahatsızlığını aşmak çok pratik gerektirdi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir