unfiltered

[ABD]/ʌn'fɪltəd/
[İngiltere]/ʌn'fɪltɚd/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. Filtrelenmemiş.

Örnek Cümleler

She prefers unfiltered coffee in the morning.

Sabahları filtre edilmemiş kahve tercih ediyor.

His unfiltered comments often get him into trouble.

Filtresiz yorumları genellikle başına bela oluyor.

The documentary provides an unfiltered look at the reality of the situation.

Belgesel, durumun gerçekliğine filtre siz bir bakış açısı sunuyor.

I appreciate your unfiltered feedback on my work.

Çalışmamla ilgili filtrelenmemiş geri bildiriminiz için teşekkür ederim.

The unfiltered truth can be hard to hear but necessary for growth.

Filtrelenmemiş gerçekler duyması zor olsa da büyüme için gereklidir.

She enjoys unfiltered conversations with her closest friends.

En yakın arkadaşlarıyla filtre siz sohbet etmekten hoşlanıyor.

The unfiltered version of the movie is only available on the director's cut DVD.

Filmin filtre siz versiyonu yalnızca yönetmenin özel DVD'sinde mevcuttur.

His unfiltered emotions were clearly visible on his face.

Filtresiz duyguları yüzünde açıkça belliydi.

We need unfiltered data to make accurate decisions.

Doğru kararlar vermek için filtre siz verilere ihtiyacımız var.

The unfiltered nature of social media can sometimes lead to misinformation spreading quickly.

Sosyal medyanın filtre siz doğası, bazen yanlış bilginin hızla yayılmasına neden olabilir.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir