| Plural | unifiers |
community unifier
topluluk birleştirici
cultural unifier
kültürel birleştirici
social unifier
sosyal birleştirici
political unifier
siyasi birleştirici
national unifier
milleti birleştirici
economic unifier
ekonomik birleştirici
team unifier
takım birleştirici
global unifier
küresel birleştirici
educational unifier
eğitimsel birleştirici
spiritual unifier
manevi birleştirici
the unifier of diverse cultures can bring harmony.
Çeşitli kültürleri bir araya getiren birleştirici, uyum sağlayabilir.
he acted as a unifier in the community during the crisis.
Kriz sırasında toplulukta birleştirici olarak hareket etti.
the unifier of ideas can foster innovation.
Fikirleri bir araya getiren birleştirici, yeniliği teşvik edebilir.
a good leader is often seen as a unifier.
İyi bir lider genellikle birleştirici olarak görülür.
the unifier of the team helped resolve conflicts.
Takımın birleştiricisi, anlaşmazlıkları çözmeye yardımcı oldu.
art can serve as a unifier among different communities.
Sanat, farklı topluluklar arasında birleştirici olabilir.
the unifier role is crucial in negotiations.
Birleştirici rolü, müzakerelerde çok önemlidir.
education is often seen as a unifier in society.
Eğitim genellikle toplumda birleştirici olarak görülür.
he was recognized as a unifier in the political landscape.
Siyasi arenada birleştirici olarak tanındı.
the unifier of traditions can enrich our lives.
Gelenekleri bir araya getiren birleştirici, hayatımızı zenginleştirebilir.
community unifier
topluluk birleştirici
cultural unifier
kültürel birleştirici
social unifier
sosyal birleştirici
political unifier
siyasi birleştirici
national unifier
milleti birleştirici
economic unifier
ekonomik birleştirici
team unifier
takım birleştirici
global unifier
küresel birleştirici
educational unifier
eğitimsel birleştirici
spiritual unifier
manevi birleştirici
the unifier of diverse cultures can bring harmony.
Çeşitli kültürleri bir araya getiren birleştirici, uyum sağlayabilir.
he acted as a unifier in the community during the crisis.
Kriz sırasında toplulukta birleştirici olarak hareket etti.
the unifier of ideas can foster innovation.
Fikirleri bir araya getiren birleştirici, yeniliği teşvik edebilir.
a good leader is often seen as a unifier.
İyi bir lider genellikle birleştirici olarak görülür.
the unifier of the team helped resolve conflicts.
Takımın birleştiricisi, anlaşmazlıkları çözmeye yardımcı oldu.
art can serve as a unifier among different communities.
Sanat, farklı topluluklar arasında birleştirici olabilir.
the unifier role is crucial in negotiations.
Birleştirici rolü, müzakerelerde çok önemlidir.
education is often seen as a unifier in society.
Eğitim genellikle toplumda birleştirici olarak görülür.
he was recognized as a unifier in the political landscape.
Siyasi arenada birleştirici olarak tanındı.
the unifier of traditions can enrich our lives.
Gelenekleri bir araya getiren birleştirici, hayatımızı zenginleştirebilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir