| Past Participle | weathered |
| Past Tense | weathered |
| Third Person Singular | weathers |
| Present Participle | weathering |
| Plural | weathers |
weather forecast
hava durumu tahmini
bad weather
kötü hava
cold weather
soğuk hava
good weather
iyi hava
weather permitting
hava izin veriyorsa
fine weather
Harika hava
weather condition
hava durumu
warm weather
sıcak hava
weather report
hava durumu raporu
wet weather
sırılsıklam hava
weather radar
hava durumu radarı
weather resistance
havalara dayanıklılık
severe weather
şiddetli hava
weather station
hava durumu istasyonu
all weather
her türlü hava
weather service
hava durumu hizmeti
stormy weather
fırtınalı hava
under the weather
keyiften düştüğüm
sunny weather
güneşli hava
in all weathers
her türlü havada
The weather was overcast.
Hava kapalıydı.
the weather was dreadful.
Hava korkunçtu.
the weather was minging.
Hava berbattı.
The weather was abysmal.
Hava çok kötüydü.
in fair weather or foul.
İyi ya da kötü havada.
it was fortunate that the weather was good.
havanın güzel olması şanslıydı.
the weather side of the yacht.
yatın hava tarafı.
The weather will milden soon.
Hava yakında yumuşayacak.
a countryman's weather lore
bir köylünün hava durumu bilgisi
The weather is awful today.
Bugün hava korkunç.
The weather was clear that day.
O gün hava açıktı.
weather forecast
hava durumu tahmini
bad weather
kötü hava
cold weather
soğuk hava
good weather
iyi hava
weather permitting
hava izin veriyorsa
fine weather
Harika hava
weather condition
hava durumu
warm weather
sıcak hava
weather report
hava durumu raporu
wet weather
sırılsıklam hava
weather radar
hava durumu radarı
weather resistance
havalara dayanıklılık
severe weather
şiddetli hava
weather station
hava durumu istasyonu
all weather
her türlü hava
weather service
hava durumu hizmeti
stormy weather
fırtınalı hava
under the weather
keyiften düştüğüm
sunny weather
güneşli hava
in all weathers
her türlü havada
The weather was overcast.
Hava kapalıydı.
the weather was dreadful.
Hava korkunçtu.
the weather was minging.
Hava berbattı.
The weather was abysmal.
Hava çok kötüydü.
in fair weather or foul.
İyi ya da kötü havada.
it was fortunate that the weather was good.
havanın güzel olması şanslıydı.
the weather side of the yacht.
yatın hava tarafı.
The weather will milden soon.
Hava yakında yumuşayacak.
a countryman's weather lore
bir köylünün hava durumu bilgisi
The weather is awful today.
Bugün hava korkunç.
The weather was clear that day.
O gün hava açıktı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir