well-kept secret
ihtiyatlı saklı tutulan gizem
well-kept garden
ihtiyatlı saklı tutulan bahçe
well-kept home
ihtiyatlı saklı tutulan ev
well-kept appearance
ihtiyatlı saklı tutulan görünüm
well-kept records
ihtiyatlı saklı tutulan kayıtlar
well-kept lawn
ihtiyatlı saklı tutulan otlak
well-kept condition
ihtiyatlı saklı tutulan durum
well-kept state
ihtiyatlı saklı tutulan durum
well-kept grounds
ihtiyatlı saklı tutulan alanlar
the well-kept garden was a peaceful oasis in the city.
İçinde bulunduğu şehirdeki düzenli bakımlı bahçe, sakin bir oazıs oluşturuyordu.
she maintained a well-kept home with spotless floors and tidy shelves.
Onun düzenli bakımlı bir evi vardı, zeminleri temiz ve dolapları tertipli oluyordu.
the well-kept secret remained hidden for many years.
Düzenli bakımlı gizem, birçok yıl boyunca gizli kalmaya devam etti.
he presented a well-kept appearance, always dressed sharply.
O, her zaman keskin giyinmiş gibi, düzenli bakımlı bir görünüm sergiliyordu.
the well-kept records provided valuable historical data.
Düzenli bakımlı kayıtlar, değerli tarihi veriler sağladı.
the museum's well-kept collection showcased ancient artifacts.
Müzenin düzenli bakımlı koleksiyonu, eski eserleri sergiledi.
they found a well-kept campsite deep in the forest.
Olar, ormanın derinliklerinde bir düzenli bakımlı kamp alanı buldular.
the well-kept lawn was the envy of the neighborhood.
Düzenli bakımlı otluk, mahalledeki herkesin kıskançlığını uyandırdı.
the well-kept car gleamed in the sunlight.
Düzenli bakımlı araba, güneş ışığında parlıyordu.
the well-kept archives contained important documents.
Düzenli bakımlı arşivler, önemli belgeler içeriyordu.
the well-kept tradition was passed down through generations.
Düzenli bakımlı gelenek, nesiller boyu devam etti.
well-kept secret
ihtiyatlı saklı tutulan gizem
well-kept garden
ihtiyatlı saklı tutulan bahçe
well-kept home
ihtiyatlı saklı tutulan ev
well-kept appearance
ihtiyatlı saklı tutulan görünüm
well-kept records
ihtiyatlı saklı tutulan kayıtlar
well-kept lawn
ihtiyatlı saklı tutulan otlak
well-kept condition
ihtiyatlı saklı tutulan durum
well-kept state
ihtiyatlı saklı tutulan durum
well-kept grounds
ihtiyatlı saklı tutulan alanlar
the well-kept garden was a peaceful oasis in the city.
İçinde bulunduğu şehirdeki düzenli bakımlı bahçe, sakin bir oazıs oluşturuyordu.
she maintained a well-kept home with spotless floors and tidy shelves.
Onun düzenli bakımlı bir evi vardı, zeminleri temiz ve dolapları tertipli oluyordu.
the well-kept secret remained hidden for many years.
Düzenli bakımlı gizem, birçok yıl boyunca gizli kalmaya devam etti.
he presented a well-kept appearance, always dressed sharply.
O, her zaman keskin giyinmiş gibi, düzenli bakımlı bir görünüm sergiliyordu.
the well-kept records provided valuable historical data.
Düzenli bakımlı kayıtlar, değerli tarihi veriler sağladı.
the museum's well-kept collection showcased ancient artifacts.
Müzenin düzenli bakımlı koleksiyonu, eski eserleri sergiledi.
they found a well-kept campsite deep in the forest.
Olar, ormanın derinliklerinde bir düzenli bakımlı kamp alanı buldular.
the well-kept lawn was the envy of the neighborhood.
Düzenli bakımlı otluk, mahalledeki herkesin kıskançlığını uyandırdı.
the well-kept car gleamed in the sunlight.
Düzenli bakımlı araba, güneş ışığında parlıyordu.
the well-kept archives contained important documents.
Düzenli bakımlı arşivler, önemli belgeler içeriyordu.
the well-kept tradition was passed down through generations.
Düzenli bakımlı gelenek, nesiller boyu devam etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir