addicting game
bağımlılık yaratan oyun
addicting personality
bağımlılık yaratan kişilik
addicting experience
bağımlılık yaratan deneyim
highly addicting
çok bağımlılık yaratan
addicting content
bağımlılık yaratan içerik
an addicting hobby
bağımlılık yaratan bir hobi
addicting to watch
izlenmeye bağımlılık yaratan
addicting music
bağımlılık yaratan müzik
addicting visuals
bağımlılık yaratan görseller
the game is really addicting.
Oyun gerçekten çok bağımlılık yapıcı.
this new show is so addicting i can't stop watching it.
Bu yeni program o kadar bağımlılık yapıcı ki izlemeyi bırakamıyorum.
social media can be quite addicting.
Sosyal medya oldukça bağımlılık yapıcı olabilir.
his work is surprisingly addicting to watch.
Onun çalışmasını izlemek şaşırtıcı derecede bağımlılık yapıcı.
video games have become increasingly addicting over the years.
Video oyunları yıllar içinde giderek daha bağımlılık yapıcı hale geldi.
the new phone app is really addicting, i can't put it down!
Yeni telefon uygulaması gerçekten çok bağımlılık yapıcı, bırakamıyorum!
he found the book to be quite addicting.
Kitabın oldukça bağımlılık yapıcı olduğunu fark etti.
the story was so addicting, i stayed up all night reading it.
Hikaye o kadar bağımlılık yapıcıydı ki bütün gece okudum.
the music is quite addicting, i can't get it out of my head.
Müzik oldukça bağımlılık yapıcı, aklımdan çıkaramıyorum.
it's addicting to see how quickly the plants grow.
Bitkilerin ne kadar hızlı büyüdüğünü görmek bağımlılık yapıcı.
addicting game
bağımlılık yaratan oyun
addicting personality
bağımlılık yaratan kişilik
addicting experience
bağımlılık yaratan deneyim
highly addicting
çok bağımlılık yaratan
addicting content
bağımlılık yaratan içerik
an addicting hobby
bağımlılık yaratan bir hobi
addicting to watch
izlenmeye bağımlılık yaratan
addicting music
bağımlılık yaratan müzik
addicting visuals
bağımlılık yaratan görseller
the game is really addicting.
Oyun gerçekten çok bağımlılık yapıcı.
this new show is so addicting i can't stop watching it.
Bu yeni program o kadar bağımlılık yapıcı ki izlemeyi bırakamıyorum.
social media can be quite addicting.
Sosyal medya oldukça bağımlılık yapıcı olabilir.
his work is surprisingly addicting to watch.
Onun çalışmasını izlemek şaşırtıcı derecede bağımlılık yapıcı.
video games have become increasingly addicting over the years.
Video oyunları yıllar içinde giderek daha bağımlılık yapıcı hale geldi.
the new phone app is really addicting, i can't put it down!
Yeni telefon uygulaması gerçekten çok bağımlılık yapıcı, bırakamıyorum!
he found the book to be quite addicting.
Kitabın oldukça bağımlılık yapıcı olduğunu fark etti.
the story was so addicting, i stayed up all night reading it.
Hikaye o kadar bağımlılık yapıcıydı ki bütün gece okudum.
the music is quite addicting, i can't get it out of my head.
Müzik oldukça bağımlılık yapıcı, aklımdan çıkaramıyorum.
it's addicting to see how quickly the plants grow.
Bitkilerin ne kadar hızlı büyüdüğünü görmek bağımlılık yapıcı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir