| Plural | adjudicators |
The adjudicator carefully considered all the evidence before making a decision.
Hakem, karar vermeden önce tüm delilleri dikkatlice değerlendirdi.
The adjudicator's ruling was final and could not be appealed.
Hakemin kararı kesin ve temyiz edilemezdi.
As an adjudicator, she had to remain impartial and fair at all times.
Hakem olarak, her zaman tarafsız ve adil olması gerekiyordu.
The adjudicator's role is to ensure that the competition is conducted fairly.
Hakemin rolü, yarışmanın adil bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır.
The adjudicator announced the winner of the dance competition.
Hakem, dans yarışmasının galibini açıkladı.
The adjudicator's decision was met with mixed reactions from the audience.
Hakemin kararı, izleyicilerden karışık tepkilerle karşılandı.
The adjudicator's expertise in the field made them a respected figure.
Hakemin alandaki uzmanlığı, onları saygın bir figür haline getirdi.
The adjudicator's job is to evaluate performances and determine winners.
Hakemin görevi, performansları değerlendirmek ve kazananları belirlemektir.
The adjudicator's decision was based on the rules of the competition.
Hakemin kararı, yarışmanın kurallarına dayanıyordu.
The adjudicator's role is crucial in maintaining the integrity of the judging process.
Hakemin rolü, yargılama sürecinin bütünlüğünü korumada çok önemlidir.
The adjudicator carefully considered all the evidence before making a decision.
Hakem, karar vermeden önce tüm delilleri dikkatlice değerlendirdi.
The adjudicator's ruling was final and could not be appealed.
Hakemin kararı kesin ve temyiz edilemezdi.
As an adjudicator, she had to remain impartial and fair at all times.
Hakem olarak, her zaman tarafsız ve adil olması gerekiyordu.
The adjudicator's role is to ensure that the competition is conducted fairly.
Hakemin rolü, yarışmanın adil bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır.
The adjudicator announced the winner of the dance competition.
Hakem, dans yarışmasının galibini açıkladı.
The adjudicator's decision was met with mixed reactions from the audience.
Hakemin kararı, izleyicilerden karışık tepkilerle karşılandı.
The adjudicator's expertise in the field made them a respected figure.
Hakemin alandaki uzmanlığı, onları saygın bir figür haline getirdi.
The adjudicator's job is to evaluate performances and determine winners.
Hakemin görevi, performansları değerlendirmek ve kazananları belirlemektir.
The adjudicator's decision was based on the rules of the competition.
Hakemin kararı, yarışmanın kurallarına dayanıyordu.
The adjudicator's role is crucial in maintaining the integrity of the judging process.
Hakemin rolü, yargılama sürecinin bütünlüğünü korumada çok önemlidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir