| Plural | disjoints |
| Third Person Singular | disjoints |
| Present Participle | disjointing |
| Past Tense | disjointed |
| Past Participle | disjointed |
disjoint sets
ayrık kümeler
disjoint events
ayrık olaylar
disjoint union
ayrık birleşim
disjoint intervals
ayrık aralıklar
disjoint categories
ayrık kategoriler
disjoint groups
ayrık gruplar
disjoint functions
ayrık fonksiyonlar
disjoint regions
ayrık bölgeler
disjoint collections
ayrık koleksiyonlar
disjoint domains
ayrık alanlar
the two sets are disjoint and do not overlap.
iki küme ayrık olup örtüşmüyor.
we need to ensure that the tasks are disjoint to avoid confusion.
karmaşayı önlemek için görevlerin ayrık olduğundan emin olmamız gerekiyor.
in mathematics, disjoint events have no outcomes in common.
matematikte, ayrık olayların ortak sonucu yoktur.
the disjoint nature of the two groups makes analysis easier.
iki grubun ayrık doğası analizi kolaylaştırır.
the disjoint intervals can be represented on a number line.
ayrık aralıklar bir sayı doğrusu üzerinde gösterilebilir.
we need to create disjoint categories for better organization.
daha iyi organizasyon için ayrık kategoriler oluşturmamız gerekiyor.
disjoint sets are often used in probability theory.
ayrık kümeler olasılık teorisinde sıklıkla kullanılır.
the project requires disjoint phases to ensure clarity.
proje, netliği sağlamak için ayrık aşamalar gerektirir.
in programming, disjoint data structures can improve efficiency.
programlamada, ayrık veri yapıları verimliliği artırabilir.
understanding disjoint concepts can enhance learning.
ayrık kavramları anlamak öğrenmeyi geliştirebilir.
disjoint sets
ayrık kümeler
disjoint events
ayrık olaylar
disjoint union
ayrık birleşim
disjoint intervals
ayrık aralıklar
disjoint categories
ayrık kategoriler
disjoint groups
ayrık gruplar
disjoint functions
ayrık fonksiyonlar
disjoint regions
ayrık bölgeler
disjoint collections
ayrık koleksiyonlar
disjoint domains
ayrık alanlar
the two sets are disjoint and do not overlap.
iki küme ayrık olup örtüşmüyor.
we need to ensure that the tasks are disjoint to avoid confusion.
karmaşayı önlemek için görevlerin ayrık olduğundan emin olmamız gerekiyor.
in mathematics, disjoint events have no outcomes in common.
matematikte, ayrık olayların ortak sonucu yoktur.
the disjoint nature of the two groups makes analysis easier.
iki grubun ayrık doğası analizi kolaylaştırır.
the disjoint intervals can be represented on a number line.
ayrık aralıklar bir sayı doğrusu üzerinde gösterilebilir.
we need to create disjoint categories for better organization.
daha iyi organizasyon için ayrık kategoriler oluşturmamız gerekiyor.
disjoint sets are often used in probability theory.
ayrık kümeler olasılık teorisinde sıklıkla kullanılır.
the project requires disjoint phases to ensure clarity.
proje, netliği sağlamak için ayrık aşamalar gerektirir.
in programming, disjoint data structures can improve efficiency.
programlamada, ayrık veri yapıları verimliliği artırabilir.
understanding disjoint concepts can enhance learning.
ayrık kavramları anlamak öğrenmeyi geliştirebilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir