| Past Participle | forsaken |
He was forsaken by his friends.
Onsuz terk edilmişti.
to wander in a forsaken place
terk edilmiş bir yerde dolaşmak
to leave someone forsaken
birini terk edilmiş halde bırakmak
He was forsaken by his friends.
Onsuz terk edilmişti.
to wander in a forsaken place
terk edilmiş bir yerde dolaşmak
to leave someone forsaken
birini terk edilmiş halde bırakmak
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir