with gracefulness
zarafetle
displaying gracefulness
zarafet sergileyerek
inherent gracefulness
özsel zarafet
gracefulness of movement
hareketlerin zarafeti
possessed gracefulness
sahip olduğu zarafet
remarkable gracefulness
olağanüstü zarafet
a sense of gracefulness
zarafet duygusu
exudes gracefulness
zarafet yayan
lacking gracefulness
zarafetten yoksun
finding gracefulness
zarafet bulmak
the dancer's gracefulnesses captivated the entire audience.
Dansçının zarafeti tüm seyirciyi büyüledi.
her innate gracefulnesses shone through in every movement.
Doğuştaki zarafeti her hareketinde ortaya çıktı.
we admired the swan's effortless gracefulnesses on the water.
Suyun üzerinde kuğunun zahmetsiz zarafetine hayran kaldık.
the ballet showcased the ballerina's remarkable gracefulnesses.
Ballet, balerinlerin olağanüstü zarafetini sergiledi.
the yoga instructor emphasized the importance of fluid gracefulnesses.
Yoga eğitmeni akıcı zarafetin önemini vurguladı.
the poem celebrated the gracefulnesses of nature and its beauty.
Şiir, doğanın ve güzelliğinin zarafetini kutladı.
despite the challenge, she maintained her composure and gracefulnesses.
Zorluğa rağmen, sakinliğini ve zarafetini korudu.
the film highlighted the gracefulnesses of the traditional chinese dance.
Film, geleneksel Çin dansının zarafetini vurguladı.
he noticed the subtle gracefulnesses in her everyday actions.
Günlük eylemlerinde ince zarafetini fark etti.
the ice skater's performance was a display of stunning gracefulnesses.
Buz patencinin performansı, göz kamaştırıcı bir zarafet sergisiydi.
the queen was known for her poise and her inherent gracefulnesses.
Kraliçe, duruşu ve içgüdüsel zarafetiyle tanınıyordu.
with gracefulness
zarafetle
displaying gracefulness
zarafet sergileyerek
inherent gracefulness
özsel zarafet
gracefulness of movement
hareketlerin zarafeti
possessed gracefulness
sahip olduğu zarafet
remarkable gracefulness
olağanüstü zarafet
a sense of gracefulness
zarafet duygusu
exudes gracefulness
zarafet yayan
lacking gracefulness
zarafetten yoksun
finding gracefulness
zarafet bulmak
the dancer's gracefulnesses captivated the entire audience.
Dansçının zarafeti tüm seyirciyi büyüledi.
her innate gracefulnesses shone through in every movement.
Doğuştaki zarafeti her hareketinde ortaya çıktı.
we admired the swan's effortless gracefulnesses on the water.
Suyun üzerinde kuğunun zahmetsiz zarafetine hayran kaldık.
the ballet showcased the ballerina's remarkable gracefulnesses.
Ballet, balerinlerin olağanüstü zarafetini sergiledi.
the yoga instructor emphasized the importance of fluid gracefulnesses.
Yoga eğitmeni akıcı zarafetin önemini vurguladı.
the poem celebrated the gracefulnesses of nature and its beauty.
Şiir, doğanın ve güzelliğinin zarafetini kutladı.
despite the challenge, she maintained her composure and gracefulnesses.
Zorluğa rağmen, sakinliğini ve zarafetini korudu.
the film highlighted the gracefulnesses of the traditional chinese dance.
Film, geleneksel Çin dansının zarafetini vurguladı.
he noticed the subtle gracefulnesses in her everyday actions.
Günlük eylemlerinde ince zarafetini fark etti.
the ice skater's performance was a display of stunning gracefulnesses.
Buz patencinin performansı, göz kamaştırıcı bir zarafet sergisiydi.
the queen was known for her poise and her inherent gracefulnesses.
Kraliçe, duruşu ve içgüdüsel zarafetiyle tanınıyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir