lightens the mood
ruh halini aydınlatır
lightens the load
yükü hafifletir
lightens your heart
kalbini hafifletir
lightens the burden
ağır yükleri hafifletir
lightens the darkness
karanlığı aydınlatır
lightens the atmosphere
ortamı aydınlatır
lightens the spirit
ruhu aydınlatır
lightens your day
günün aydınlatır
lightens the stress
stresi azaltır
lightens up life
hayatı aydınlatır
the bright sun lightens the entire room.
parlak güneş tüm odayı aydınlatıyor.
her smile lightens my mood.
gülüşü ruh halimi neşelendiriyor.
the new paint lightens the dark hallway.
yeni boya karanlık koridoru aydınlatıyor.
music often lightens the atmosphere at parties.
müzik partilerde atmosferi genellikle neşelendirir.
a good joke lightens the tension in the room.
iyi bir şaka odadaki gerginliği azaltır.
her presence lightens the burden of work.
varlığı iş yükünü hafifletiyor.
reading a good book lightens the mind.
iyi bir kitap okumak zihni rahatlatır.
sharing your problems lightens the load.
sorunlarınızı paylaşmak yükü hafifletir.
bright colors lightens the overall design of the room.
canlı renkler odanın genel tasarımını aydınlatıyor.
her laughter lightens the mood during tough times.
kahkahasını zor zamanlarda havayı neşelendiriyor.
lightens the mood
ruh halini aydınlatır
lightens the load
yükü hafifletir
lightens your heart
kalbini hafifletir
lightens the burden
ağır yükleri hafifletir
lightens the darkness
karanlığı aydınlatır
lightens the atmosphere
ortamı aydınlatır
lightens the spirit
ruhu aydınlatır
lightens your day
günün aydınlatır
lightens the stress
stresi azaltır
lightens up life
hayatı aydınlatır
the bright sun lightens the entire room.
parlak güneş tüm odayı aydınlatıyor.
her smile lightens my mood.
gülüşü ruh halimi neşelendiriyor.
the new paint lightens the dark hallway.
yeni boya karanlık koridoru aydınlatıyor.
music often lightens the atmosphere at parties.
müzik partilerde atmosferi genellikle neşelendirir.
a good joke lightens the tension in the room.
iyi bir şaka odadaki gerginliği azaltır.
her presence lightens the burden of work.
varlığı iş yükünü hafifletiyor.
reading a good book lightens the mind.
iyi bir kitap okumak zihni rahatlatır.
sharing your problems lightens the load.
sorunlarınızı paylaşmak yükü hafifletir.
bright colors lightens the overall design of the room.
canlı renkler odanın genel tasarımını aydınlatıyor.
her laughter lightens the mood during tough times.
kahkahasını zor zamanlarda havayı neşelendiriyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir