outlasts the competition
rekabeti geride bırakır
outlasts all expectations
tüm beklentileri aşar
outlasts the storm
fırtınayı yener
outlasts the trend
trendleri geride bırakır
outlasts the critics
eleştirileri geride bırakır
outlasts the rivals
rakip firmaları geride bırakır
outlasts the years
yıllara meydan okur
outlasts the challenge
zorlukların üstesinden gelir
outlasts the hype
abartıyı geride bırakır
outlasts the others
diğerlerini geride bırakır
love often outlasts material possessions.
aşk genellikle maddi varlıklardan daha uzun ömürlüdür.
the old tree outlasts many storms.
yaşlı ağaç birçok fırtınadan daha uzun dayanır.
true friendships outlast superficial ones.
gerçek arkadaşlıklar yüzeysel olanlardan daha uzun ömürlüdür.
this brand outlasts its competitors in quality.
bu marka kalitede rakiplerinden daha uzun ömürlüdür.
her resilience outlasts the challenges she faces.
onun direnci karşılaştığı zorlukların ötesinde dayanır.
some traditions outlast generations.
bazı gelenekler nesilleri aşar.
his legacy outlasts his lifetime.
onun mirası ömründen daha uzun yaşar.
memories of childhood often outlast our youth.
çocukluk anıları genellikle gençliğimizden daha uzun yaşar.
the impact of art can outlast the artist.
sanatın etkisi sanatçıdan daha uzun sürebilir.
some inventions outlast their inventors.
bazı icatlar mucitlerinden daha uzun yaşar.
outlasts the competition
rekabeti geride bırakır
outlasts all expectations
tüm beklentileri aşar
outlasts the storm
fırtınayı yener
outlasts the trend
trendleri geride bırakır
outlasts the critics
eleştirileri geride bırakır
outlasts the rivals
rakip firmaları geride bırakır
outlasts the years
yıllara meydan okur
outlasts the challenge
zorlukların üstesinden gelir
outlasts the hype
abartıyı geride bırakır
outlasts the others
diğerlerini geride bırakır
love often outlasts material possessions.
aşk genellikle maddi varlıklardan daha uzun ömürlüdür.
the old tree outlasts many storms.
yaşlı ağaç birçok fırtınadan daha uzun dayanır.
true friendships outlast superficial ones.
gerçek arkadaşlıklar yüzeysel olanlardan daha uzun ömürlüdür.
this brand outlasts its competitors in quality.
bu marka kalitede rakiplerinden daha uzun ömürlüdür.
her resilience outlasts the challenges she faces.
onun direnci karşılaştığı zorlukların ötesinde dayanır.
some traditions outlast generations.
bazı gelenekler nesilleri aşar.
his legacy outlasts his lifetime.
onun mirası ömründen daha uzun yaşar.
memories of childhood often outlast our youth.
çocukluk anıları genellikle gençliğimizden daha uzun yaşar.
the impact of art can outlast the artist.
sanatın etkisi sanatçıdan daha uzun sürebilir.
some inventions outlast their inventors.
bazı icatlar mucitlerinden daha uzun yaşar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir