quiescent

[ABD]/kwiˈesnt/
[İngiltere]/kwiˈesnt/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. hareketsiz, statik, uyku halinde.

Örnek Cümleler

The lake was quiescent in the early morning light.

Göl, erken saatlerdeki ışıkta sakin ve hareketsizdi.

Her quiescent demeanor masked her inner turmoil.

O'nun sakin tavırları içindeki iç çatışmasını gizliyordu.

The quiescent volcano could erupt at any moment.

Uyuyan volkan dilediği anda patlayabilirdi.

He remained quiescent during the heated argument.

Hararetli tartışma sırasında o sakin kaldı.

The market was quiescent ahead of the holiday.

Tatil öncesinde pazar sakin görünüyordu.

The quiescent atmosphere of the library was perfect for studying.

Kütüphanenin sakin atmosferi çalışmak için idealdi.

The quiescent cat lay peacefully in the sunbeam.

Sakin kedi güneş ışınlarının içinde huzur içinde yatıyordu.

The quiescent period of winter is a time for reflection.

Kışın sakin dönemi düşünmek için bir zamandır.

She preferred the quiescent countryside to the bustling city.

O, hareketli şehirden sakin kırsalı tercih etti.

The patient's quiescent state indicated improvement in health.

Hastanın sakin durumu sağlığındaki iyileşmeyi gösteriyordu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir