| Plural | repartees |
She is known for her quick wit and sharp repartee.
Hızlı zekası ve keskin karşılıklarıyla tanınıyor.
Their conversation was filled with playful repartee.
Onların sohbetleri eğlenceli karşılıklı diyaloglarla doluydu.
The two friends engaged in friendly repartee during the meeting.
Toplantı sırasında iki arkadaş arasında samimi bir karşılıklı diyalog yaşandı.
His clever repartee always keeps the conversation lively.
Onun zeki karşılıkları sohbeti her zaman canlı tutar.
The comedian's quick repartee had the audience in stitches.
Komedyenin hızlı karşılıkları seyircileri kahkahalara boğdu.
The repartee between the two characters added humor to the play.
İki karakter arasındaki karşılıklı diyalog oyunun mizahını artırdı.
She engaged in a witty repartee with her colleague.
Meslektaşıyla zekice bir karşılıklı diyalog etti.
The repartee between the siblings showed their close bond.
Kardeşler arasındaki karşılıklı diyalog, aralarındaki yakın bağı gösterdi.
The politician's repartee with the reporter was filled with clever comebacks.
Politikacının muhabirle olan karşılıklı diyalogları zekice cevaplarla doluydu.
Their repartee showcased their intelligence and humor.
Karşılıklı diyalogları zekalarını ve mizahlarını sergiledi.
She is known for her quick wit and sharp repartee.
Hızlı zekası ve keskin karşılıklarıyla tanınıyor.
Their conversation was filled with playful repartee.
Onların sohbetleri eğlenceli karşılıklı diyaloglarla doluydu.
The two friends engaged in friendly repartee during the meeting.
Toplantı sırasında iki arkadaş arasında samimi bir karşılıklı diyalog yaşandı.
His clever repartee always keeps the conversation lively.
Onun zeki karşılıkları sohbeti her zaman canlı tutar.
The comedian's quick repartee had the audience in stitches.
Komedyenin hızlı karşılıkları seyircileri kahkahalara boğdu.
The repartee between the two characters added humor to the play.
İki karakter arasındaki karşılıklı diyalog oyunun mizahını artırdı.
She engaged in a witty repartee with her colleague.
Meslektaşıyla zekice bir karşılıklı diyalog etti.
The repartee between the siblings showed their close bond.
Kardeşler arasındaki karşılıklı diyalog, aralarındaki yakın bağı gösterdi.
The politician's repartee with the reporter was filled with clever comebacks.
Politikacının muhabirle olan karşılıklı diyalogları zekice cevaplarla doluydu.
Their repartee showcased their intelligence and humor.
Karşılıklı diyalogları zekalarını ve mizahlarını sergiledi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir