reverberating

[ABD]/ri'və:bəreitiŋ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. yankılan
Word Forms
Present Participlereverberating

İfadeler ve Kalıplar

reverberating sound

yankılanan ses

Örnek Cümleler

The sound of the drums was reverberating throughout the stadium.

Duvardan davulların sesi stadyum boyunca yankılanıyordu.

Her laughter was reverberating in the empty hallway.

Boş koridorda kahkahaları yankılanıyordu.

The singer's powerful voice was reverberating in the concert hall.

Şarkıcının güçlü sesi konser salonunda yankılanıyordu.

The thunder was reverberating in the distance.

Uzaklarda gök gürültüsü yankılanıyordu.

The memories of that day are still reverberating in my mind.

O günün anıları hala zihnimde yankılanıyor.

The impact of the news is still reverberating in the community.

Haberin etkisi hala toplumda yankılanıyor.

The cheers of the crowd were reverberating in the stadium.

Stadyumda kalabalığın tezahüratları yankılanıyordu.

The sound of the bell was reverberating in the church.

Kilisede çan sesi yankılanıyordu.

The echoes of their conversation were reverberating in the room.

Odada konuşmalarının yankıları yankılanıyordu.

The impact of the decision is still reverberating in the company.

Kararın etkisi hala şirkette yankılanıyor.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir