My heart was shattered into a million pieces.
Kalbim milyonlarca parçaya ayrıldı.
The news of his betrayal shattered her trust in him.
Onun ihanetinin haberi ona olan güvenini yerle bir etti.
The glass shattered into tiny shards when it hit the floor.
Cam, yere çarptığında küçük parçalara ayrıldı.
The loud noise of the explosion shattered the peaceful atmosphere.
Patlamanın yüksek sesi huzurlu atmosferi paramparça etti.
The earthquake shattered buildings and roads in the city.
Deprem, şehirdeki binaları ve yolları yerle bir etti.
His dreams of becoming a professional athlete were shattered after his injury.
Profesyonel bir sporcu olma hayalleri, sakatlığı nedeniyle yıkıldı.
The unexpected failure shattered his confidence in his abilities.
Beklenmedik başarısızlık, yeteneklerine olan güvenini yerle bir etti.
The mirror shattered when it fell off the wall.
Ayna duvardan düştüğünde paramparça oldu.
The storm shattered windows and tore off roofs in the neighborhood.
Fırtına mahalledeki pencereleri kırdı ve çatıları söktü.
The tragic news shattered the family's happiness.
Trajik haber, ailenin mutluluğunu yerle bir etti.
My heart was shattered into a million pieces.
Kalbim milyonlarca parçaya ayrıldı.
The news of his betrayal shattered her trust in him.
Onun ihanetinin haberi ona olan güvenini yerle bir etti.
The glass shattered into tiny shards when it hit the floor.
Cam, yere çarptığında küçük parçalara ayrıldı.
The loud noise of the explosion shattered the peaceful atmosphere.
Patlamanın yüksek sesi huzurlu atmosferi paramparça etti.
The earthquake shattered buildings and roads in the city.
Deprem, şehirdeki binaları ve yolları yerle bir etti.
His dreams of becoming a professional athlete were shattered after his injury.
Profesyonel bir sporcu olma hayalleri, sakatlığı nedeniyle yıkıldı.
The unexpected failure shattered his confidence in his abilities.
Beklenmedik başarısızlık, yeteneklerine olan güvenini yerle bir etti.
The mirror shattered when it fell off the wall.
Ayna duvardan düştüğünde paramparça oldu.
The storm shattered windows and tore off roofs in the neighborhood.
Fırtına mahalledeki pencereleri kırdı ve çatıları söktü.
The tragic news shattered the family's happiness.
Trajik haber, ailenin mutluluğunu yerle bir etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir