he smirks
o sırıtıyor
she smirks
o da sırıtıyor
smirks at
sırıtır
smirks back
geri sırıtıyor
smirks knowingly
bilerek sırıtıyor
smirks slightly
hafifçe sırıtıyor
smirks mischievously
kötücül bir şekilde sırıtıyor
smirks proudly
gururla sırıtıyor
smirks confidently
kendinden emin bir şekilde sırıtıyor
smirks sarcastically
alaycı bir şekilde sırıtıyor
she smirks whenever she wins a game.
Kazandığı bir oyunda her zaman sırıtıyor.
he smirks at his friend's silly mistakes.
Arkadaşının aptalca hatalarına sırıtıyor.
the villain smirks as he reveals his plan.
Planını ortaya çıkarırken kötü adam sırıtıyor.
she smirks, knowing she has the upper hand.
Üstünlüğün elinde olduğunu bilerek sırıtıyor.
he smirks, pretending to be innocent.
Masummuş gibi davranarak sırıtıyor.
the teacher smirks at the student's clever answer.
Öğrencinin zeki cevabına sırıtarak bakan öğretmen.
she smirks when she hears the gossip.
Dedikodiyi duyduğunda sırıtıyor.
he smirks, confident in his abilities.
Yeteneğine güvenerek sırıtıyor.
the child smirks after pulling a prank.
Bir numara attıktan sonra sırıtarak bakan çocuk.
she smirks, knowing she has outsmarted them.
Onları zekâsıyla geçtiğini bilerek sırıtıyor.
he smirks
o sırıtıyor
she smirks
o da sırıtıyor
smirks at
sırıtır
smirks back
geri sırıtıyor
smirks knowingly
bilerek sırıtıyor
smirks slightly
hafifçe sırıtıyor
smirks mischievously
kötücül bir şekilde sırıtıyor
smirks proudly
gururla sırıtıyor
smirks confidently
kendinden emin bir şekilde sırıtıyor
smirks sarcastically
alaycı bir şekilde sırıtıyor
she smirks whenever she wins a game.
Kazandığı bir oyunda her zaman sırıtıyor.
he smirks at his friend's silly mistakes.
Arkadaşının aptalca hatalarına sırıtıyor.
the villain smirks as he reveals his plan.
Planını ortaya çıkarırken kötü adam sırıtıyor.
she smirks, knowing she has the upper hand.
Üstünlüğün elinde olduğunu bilerek sırıtıyor.
he smirks, pretending to be innocent.
Masummuş gibi davranarak sırıtıyor.
the teacher smirks at the student's clever answer.
Öğrencinin zeki cevabına sırıtarak bakan öğretmen.
she smirks when she hears the gossip.
Dedikodiyi duyduğunda sırıtıyor.
he smirks, confident in his abilities.
Yeteneğine güvenerek sırıtıyor.
the child smirks after pulling a prank.
Bir numara attıktan sonra sırıtarak bakan çocuk.
she smirks, knowing she has outsmarted them.
Onları zekâsıyla geçtiğini bilerek sırıtıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir