| Plural | tearjerkers |
tearjerker movie
gözyaşı döken film
tearjerker scene
gözyaşı döken sahne
tearjerker story
gözyaşı döken hikaye
tearjerker song
gözyaşı döken şarkı
tearjerker moment
gözyaşı döken an
tearjerker ending
gözyaşı döken son
tearjerker novel
gözyaşı döken roman
tearjerker performance
gözyaşı döken performans
tearjerker dialogue
gözyaşı döken diyalog
tearjerker character
gözyaşı döken karakter
the movie was a real tearjerker that left everyone in tears.
Film gerçekten herkesi gözyaşına boğan bir yapım oldu.
she always chooses tearjerker novels to read before bed.
Yatmadan önce okumak için her zaman gözyaşına boğan romanlar seçer.
his speech was such a tearjerker that it moved the entire audience.
Konuşması o kadar gözyaşına boğuyordu ki tüm seyirci etkilendi.
we watched a tearjerker last night and i couldn't stop crying.
Dün gece gözyaşına boğan bir film izledik ve duramadım.
the documentary was a tearjerker that highlighted human struggles.
Belgesel, insan mücadelesini vurgulayan gözyaşına boğan bir yapım oldu.
her favorite songs are often tearjerkers that tell heartbreaking stories.
En sevdiği şarkılar genellikle yürek parçalayan hikayeler anlatan gözyaşına boğan şarkılardır.
they say a good tearjerker can make you appreciate life more.
İyi bir gözyaşına boğan yapımın hayatı daha çok takdir etmenizi sağladığı söylenir.
after watching that tearjerker, i felt emotionally drained.
O gözyaşına boğan yapımı izledikten sonra duygusal olarak tükenmiş hissedim.
the play was a tearjerker, leaving a lasting impression on the audience.
Oyun, seyircide kalıcı bir etki bırakan gözyaşına boğan bir yapım oldu.
he always tears up during tearjerker scenes in movies.
Filmlerdeki gözyaşına boğan sahnelerde her zaman gözleri dolar.
tearjerker movie
gözyaşı döken film
tearjerker scene
gözyaşı döken sahne
tearjerker story
gözyaşı döken hikaye
tearjerker song
gözyaşı döken şarkı
tearjerker moment
gözyaşı döken an
tearjerker ending
gözyaşı döken son
tearjerker novel
gözyaşı döken roman
tearjerker performance
gözyaşı döken performans
tearjerker dialogue
gözyaşı döken diyalog
tearjerker character
gözyaşı döken karakter
the movie was a real tearjerker that left everyone in tears.
Film gerçekten herkesi gözyaşına boğan bir yapım oldu.
she always chooses tearjerker novels to read before bed.
Yatmadan önce okumak için her zaman gözyaşına boğan romanlar seçer.
his speech was such a tearjerker that it moved the entire audience.
Konuşması o kadar gözyaşına boğuyordu ki tüm seyirci etkilendi.
we watched a tearjerker last night and i couldn't stop crying.
Dün gece gözyaşına boğan bir film izledik ve duramadım.
the documentary was a tearjerker that highlighted human struggles.
Belgesel, insan mücadelesini vurgulayan gözyaşına boğan bir yapım oldu.
her favorite songs are often tearjerkers that tell heartbreaking stories.
En sevdiği şarkılar genellikle yürek parçalayan hikayeler anlatan gözyaşına boğan şarkılardır.
they say a good tearjerker can make you appreciate life more.
İyi bir gözyaşına boğan yapımın hayatı daha çok takdir etmenizi sağladığı söylenir.
after watching that tearjerker, i felt emotionally drained.
O gözyaşına boğan yapımı izledikten sonra duygusal olarak tükenmiş hissedim.
the play was a tearjerker, leaving a lasting impression on the audience.
Oyun, seyircide kalıcı bir etki bırakan gözyaşına boğan bir yapım oldu.
he always tears up during tearjerker scenes in movies.
Filmlerdeki gözyaşına boğan sahnelerde her zaman gözleri dolar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir