| Plural | thieveries |
petty thievery
küçük hırsızlık
art thievery
sanat hırsızlığı
grand thievery
büyük hırsızlık
theft and thievery
hırsızlık ve zimmetine geçirme
thievery charges
hırsızlık suçlamaları
thievery ring
hırsızlık çetesi
thievery prevention
hırsızlık önleme
thievery crime
hırsızlık suçu
thievery tactics
hırsızlık taktikleri
thievery suspect
hırsızlık şüphelisi
thievery is a serious crime that affects many communities.
hırsızlık, birçok topluluğu etkileyen ciddi bir suçtur.
the rise in thievery has led to increased security measures.
hırsızlıkta yaşanan artış, güvenlik önlemlerinin artmasına yol açtı.
he was caught in the act of thievery at the local store.
Yerel mağazada hırsızlık yaparken suçüstü yakalandı.
thievery can lead to severe legal consequences.
Hırsızlık, ciddi yasal sonuçlara yol açabilir.
the community organized a meeting to discuss thievery rates.
Topluluk, hırsızlık oranlarını tartışmak için bir toplantı düzenledi.
many people are victims of thievery every year.
Her yıl birçok insan hırsızlığın kurbanı oluyor.
preventing thievery requires cooperation from everyone.
Hırsızlığı önlemek herkesin işbirliğini gerektirir.
thievery often occurs in crowded places.
Hırsızlık genellikle kalabalık yerlerde meydana gelir.
he was accused of thievery after the missing items were found in his bag.
Kayıp eşyalar onun çantasında bulunduktan sonra hırsızlık suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
education can help reduce the rates of thievery in society.
Eğitim, toplumda hırsızlık oranlarını azaltmaya yardımcı olabilir.
petty thievery
küçük hırsızlık
art thievery
sanat hırsızlığı
grand thievery
büyük hırsızlık
theft and thievery
hırsızlık ve zimmetine geçirme
thievery charges
hırsızlık suçlamaları
thievery ring
hırsızlık çetesi
thievery prevention
hırsızlık önleme
thievery crime
hırsızlık suçu
thievery tactics
hırsızlık taktikleri
thievery suspect
hırsızlık şüphelisi
thievery is a serious crime that affects many communities.
hırsızlık, birçok topluluğu etkileyen ciddi bir suçtur.
the rise in thievery has led to increased security measures.
hırsızlıkta yaşanan artış, güvenlik önlemlerinin artmasına yol açtı.
he was caught in the act of thievery at the local store.
Yerel mağazada hırsızlık yaparken suçüstü yakalandı.
thievery can lead to severe legal consequences.
Hırsızlık, ciddi yasal sonuçlara yol açabilir.
the community organized a meeting to discuss thievery rates.
Topluluk, hırsızlık oranlarını tartışmak için bir toplantı düzenledi.
many people are victims of thievery every year.
Her yıl birçok insan hırsızlığın kurbanı oluyor.
preventing thievery requires cooperation from everyone.
Hırsızlığı önlemek herkesin işbirliğini gerektirir.
thievery often occurs in crowded places.
Hırsızlık genellikle kalabalık yerlerde meydana gelir.
he was accused of thievery after the missing items were found in his bag.
Kayıp eşyalar onun çantasında bulunduktan sonra hırsızlık suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.
education can help reduce the rates of thievery in society.
Eğitim, toplumda hırsızlık oranlarını azaltmaya yardımcı olabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir