unforgiving

[ABD]/ʌnfə'gɪvɪŋ/
[İngiltere]/'ʌnfɚ'gɪvɪŋ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. acımasız ve affedilemez
Kelime Biçimleri
Present Participleunforgiving

Örnek Cümleler

an unforgiving computer program.

affedilmeyen bir bilgisayar programı.

he was always a proud and unforgiving man.

o her zaman gururlu ve affetmeyen bir adamdı.

the moor can be a wild and unforgiving place in bad weather.

Moor, kötü hava koşullarında vahşi ve affetmeyen bir yer olabilir.

The unforgiving sun beat down on the hikers all day.

Affetmeyen güneş bütün gün yürüyüşçüler üzerinde acımasızca parladı.

Her unforgiving boss never praised her hard work.

Affetmeyen patronu onun sıkı çalışmasını asla övmedi.

The unforgiving terrain made the race more challenging.

Affetmeyen arazi yarışı daha zorlu hale getirdi.

He faced the unforgiving truth about his past mistakes.

Geçmiş hataları hakkındaki affetmeyen gerçeğiyle yüzleşti.

The unforgiving winter weather made travel difficult.

Affetmeyen kış havası seyahati zorlaştırdı.

Her unforgiving words left a lasting impact on him.

Affetmeyen sözleri onda kalıcı bir etki bıraktı.

The unforgiving deadline forced them to work overtime.

Affetmeyen son tarih onları fazla mesai yapmaya zorladı.

He learned the hard way that life can be unforgiving.

Hayatın affetmeyen olabileceğini acı deneyimle öğrendi.

The unforgiving judge handed down a harsh sentence.

Affetmeyen yargıç sert bir hapis cezası verdi.

Facing the unforgiving reality, she knew she had to change.

Affetmeyen gerçekle yüzleşen, değişmesi gerektiğini biliyordu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir